MU'MIN
Mu'min iman eden demektir. Mu'min kelimesi lugat manasi itibari ile dusunuldugu zaman herkesi ALLAH'a inanan herkesi bu standartin icine koyar. Yani insanlar mu'min kelimesinin lugat anlamina bakarlarsa, inanmis demek, ALLAH'a inanan demek. oyleyse her kim ALLAH'a inaniyorsa o, insanlarin genel kanisina gore, mu'min standartlarinin icine girer. Bir insan "LailaheillALLAH Muhammeden Resulullah" dedigi anda biz onu Islam dairesinin icinde kabul ederiz. O kisinin kalbi durumunun ne oldugunu bilmeyiz. Ama herkesin icinde yuksek sesle bir insan, mesela bir Hiristiyan gidip de bir imamin onunde "LailaheillALLAH Muhammeden Resulullah" dedigi zaman biz onu Islam hudutlarinin icinde kabul ederiz. Bu kisi insanlara gore mu'min olmustur. Ama ALLAH'a gore mu'min olmamistir. Mu'min olmak ALLAH'in standartlarina gore uc ayri unsur tasir.
1- Birincisi kisinin kalbine ALLAH'in imani yazmasi, Mucadele Suresi 22'inci ayet-i Kerime.
MuCADELE-22: .... Onlarin kalplerine iman yazilir ve onlar ALLAH'in katindan (orada egitilmis olan) bir ruhla (Mursidin ruhunun baslarinin uzerine yerlesmesi ile) desteklenirler.
ALLAHu Teala kisinin basinin uzerine ALLAH'in katinda egitim gormus, ALLAH'in katindan bir ruhu ALLAH'in gonderdigini ve o ruhla o kisiyi yed ettigini destekledigini soyluyor.Arkasindan da diyorki, o zaman;
"Onlarin kalplerinin icine imani yazariz."
Iste ne zaman ALLAHu Teala o kisinin kalbinin icine imani yazarsa, ki bu ancak mursidin ruhunun o kisinin basinin uzerine yerlestigi zaman gerceklesen bir olgu, yani murside ulastiktan sonraki bir olgu. O zaman kisi ALLAH'a gore mu'min olur. Bu ALLAH'in mu'min olmak icin koydugu birinci sarttir, kalbine iman yazmak. cunku Hucurat Suresi'nin 14'uncu ayet-i Kerimesi'nde kalbine iman yazilmayan munafiklarin Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Ve sellem.'e biat ettikleri halde mu'min olmadiklarini soyluyor ALLAHu Teala.
HUCURAT-14: Araplar dediler ki; biz mu'min olduk. (Habibim) Deki, mu'min olduk demeyin, Islam (dairesine) girdik deyin. cunku kalplerinizin icine iman girmedi (iman yazilmadi.)
Bir kisinin mu'min olabilmesinin kalbinin icine imanin girmesiyle, yani ALLAH'in o kisinin kalbinin icine imani sokmasiyla gerceklestigini ifade ediyor. Demekki ALLAH kisinin kalbinin icine imani sokmadiysa, Mucadele Suresi'nin 22'inci ayet-i Kerimesi'ne gore bir kisinin kalbinin icine imani yazmadiysa o kisi mu'min standartlarinin icine giremez. Mu'min olmak ondorduncu basamaga ulasmayi icap ettirir. cunku ancak kisi 14'uncu basamakta mursidine ulasir ve kalbine iman yazilir.
2- Mu'min olmanin bir diger standarti, Sebe Suresi'nin 20'inci ayet-i Kerimesi'yle En'am Suresinin 153'uncu ayet-i Kerimesi'nde verilmistir.
SEBE-20: Andolsun ki Iblis (Kiyamet gunu) insanlar aleyhindeki vaadini yerine getirdi (sozune sadik cikti) mu'minleri olusturan bir firka haric (butun firkalar) ona, seytana tabi oldular.
EN'AM-153: Iste bu muhakkakki Sirat-i Mustakim'dir, ona (Sirat-i Mustakim'e) tabi olun, ve diger yollara tabi olmayin ki (butun o yollar) sizi ALLAH'in yolundan ayirirlar (saptirirlar) Iste bu ALLAH'in sizi bagladigi seydir umulur ki boyle tezekkur edersiniz.
Sebe 20'de ALLAHu Teala, seytanin kiyamet gunu insanlara olan vaadini yerine getirdigini ve sadece mu'minleri olusturan bir tek firkanin seytana kul olmaktan kurtuldugunu, otekilerin hepsinin seytana kul oldugunu ifade ediyor. Iste seytana kul olmaktan kurtulup, ALLAH'a kul olanlar kimler diye bakarsak, yetmis uc firkadan sadece bir tanesi bu. Sebe Suresinin 20'inci ayet-i Kerimesi'nde bunlarin isimleri verilmis. Bunlar, mu'minler. Butun firkalar, En'am Suresi'nin 153'uncu ayet-i Kerimesi'nde de verilmis. ALLAHu Teala En'am 152'de
ENAM-152: ALLAH ile olan ahdlerinizi (ALLAH'a verdiginiz nefsinizin yeminini, ruhunuzun misakini, vechinizin ahdini) yerine getirin. Iste bu ALLAH'in sizi bagladigi (taahhut altina koydugu) seydir. Umulur ki boyle tezekkur edersiniz.
Dedikten sonra iste bu Sirat-i mustakim'dir. Sirat-i Mustakim'e tabi olun, sakin Sirat-i Mustakim'in disindaki herhangi bir firkaya tabi olmayin ki butun firkalar sizi ALLAH'in yolundan saptirirlar ve seytana kul ederler," buyuruyor. oyleyse yetmis uc firkadan kurtulusa ulasan sadece bir tanesi. Kimler? Sirat-i Mustakim'in uzerinde olanlar, En'am 153'e gore. Sebe-20'ye gore ise kurtulusa ulasanlar 73 firkadan sadece 1 tanesi, isimleri mu'minler.
Bir insanin demek ki ruhu vucudundan ayrilip Sirat-i Mustakim'e ulasiyor, Sirat-i mustakim'e ulastigi zaman kisi yetmis uc firkadan bir tanesinde oluyor. Sirat-i Mustakimin uzerinde oluyor. cunku ALLAHu Teala diyorki; "sakin Sirat-i Mustakim'in disinda olmayin, Sirat-i mustakim'in uzerinden bir yere ayrilmayin, sakin baska bir firkaya, baska bir yola tabi olmayin, cunku butun firkalar sizi ALLAH'in sirat-i Mustakimin'den ayirirlar ve seytana kul ederler." Goruluyorki her iki ayet-i Kerimede de butun firkalar var, yetmisuc firka. Gene goruluyorki her iki ayet-i Kerimede de, yetmisuc firkadan kurtulusa ulasan sadece bir tanesinden bahsediliyor. Birincisinde (Sebe-20) bu insanlarin ismi veriliyor. Bir firkanin sahipleri. Yetmis uc firkadan sadece bir tanesi, o firkanin sahipleri mu'minler. En'am Suresi'nin 153'uncu ayet-i Kerimesi'nde de, gene butun firkalar var. Yetmis uc firka. Kurtulusa ulasanlar ifade ediliyor Sirat-i Mustakimin uzerinde olanlar. Iste bu gene o tek firka. Sebe Suresi'nin 20'inci ayet-i Kerimesi'nde mu'min adini alan bu insanlar, En'am Suresi'nin 153'uncu ayet-i Kerimesi'nde Sirat-i Mustakimin uzerinde olanlar olarak vasiflandiriliyor. Yani birinde ismi veriliyor kurtulusa ulasanlarin: mu'minler, ikincisinde de kimler oldugu ifade ediliyor, vasiflari veriliyor. Kimler? Sirat-i Mustakimin uzerinde olanlar.
oyleyse bir insanin mu'min olabilmesi mutlaka ruhunun vucudundan ayrilip Sirat-i Mustakime ulasmasiyla mumkundur. Ne zaman ruhumuz vucudumuzdan ayrilir ve Sirat-i Mustakime ulasir? Ne zaman mursidimize ulasabilirsek. ALLAH'tan mursidimizi sormussak, ALLAH bize onu gostermisse, biz de ona ulasip onunde diz cokup tovbe etmissek, iste o zaman o kisi mursidine ulasmistir, ruhu vucudundan ayrilip Sirat-i mustakime ulasmistir, (Nebe Suresinin 39'uncu ayet-i Kerimesi'ne gore) ve boylece kisi mu'min olmustur.
NEBE-39: Iste o gun (Mursidin eli Hakk'a ulasmak uzere opuldugu ve ona tabi olundugu gun) Hakk gunudur. Dileyen (ALLAH'a ulasmayi dileyen) kisi kendisini Rabbine ulastiran (yolu, Sirat-i Mustakimi) yol ittihaz eder (edinir). (ALLAH'a ulasan kisiye ALLAH) meab (siginak, melce) olur.
3- Mu'min olmanin ucuncu standarti nefs tezkiyesine baslamaktir. Mu'min suresi 40'inci ayet-i Kerimesi soyle soyluyor:
Mu'MIN-40: Kim seyyiat (ser, derecat dusurucu ameller) islerse mislinden daha fazla cezalandirilmaz. Kadinlardan veya erkeklerden kim amilussalihat (nefsi islah edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa iste onlar mu'minlerdir. Onlar cennete konulacak ve hesapsiz riziklandirilacak-lardir.
Demek ki bir kisinin mu'min olmasi halinde cennete girecegi ifade edilen bu ayet-i Kerimede cok onemli bir mu'min tarifi yer aliyor: Nefs tezkiyesi yapanlar. Bir insanin nefs tezkiyesi yapabilmek icin dort tane kalp sartina sahip olmasi lazim.
1- Kalbine ALLAH Hidayet koyacak.
TEGABUN-11: ALLAH izin vermedikce kimseye bir musibet isabet etmez. Kim ALLAH'a amenu olursa kalbine hidayet konur (ALLAH kisinin kalbine ulasir) Ve ALLAH herseyi bilir.
2- Bu hidayet o kisinin nefsinin kalbini ALLAH'a cevirecek.
KAF-33: Gaybde Rahmana husu duyan ve (ALLAH'a) donuk bir kalple (ALLAH' in huzuruna) gelen kisi...
3- ALLAH o kisinin gogsunden kalbine bir yol acacak.
EN' AM-125: ALLAH kimi hidayete erdirmeyi (ruhunu ALLAH'a ulastirmayi) dilerse onun gogsunu teslime (Islama) acar.
ZUMER-22: ALLAH'in gogsunu Islama actigi ve Rabbinden (kalbine gelen) bir nur uzere olan kisi kalbi kasiyet baglamis (kararmis ve sertlesmis) gibi midir. Vay onlara ki kalpleri kasiyet baglamistir, zikir sebebiyle, onlar acik bir dalalet icindedirler.
4- Ve ALLAH kisinin kalbinin icine imani yazacak.
MUCADELE-22: .... Onlarin kalplerine iman yazilir ve onlar ALLAH'in katindan (orada egitilmis olan) bir ruhla (Mursidin ruhunun baslarinin uzerine yerlesmesi ile) desteklenirler.
Goruyoruz ki, ALLAHu Teala'nin kisinin kalbine imani yazmasi ancak mursidine ulastigi gun gerceklesir, (Mucadele Suresi 22'inci ayet-i Kerime). oyleyse ancak mursidimize ulastigimiz zaman nefsimizin kalbine iman yazilir. O zaman nefsimizin kalbinden iceri rahmet, fazl ve salavat isimli uc tane nur girmeye baslar.(ALLAH'i zikrettigimiz zaman) Iste bu uc nurun sadece iki tanesinin nefsimizin kalbine girmesi halinde, nefs tezkiyesine baslariz.
NUR-21: Eger ALLAH'in fazli ve rahmeti uzerinize olmazsa (Nefsinizin kalbine giremezse) icinizden hicbiriniz ebediyyen nefsinizi tezkiye edemezsiniz. Ve lakin ALLAH (nurlarini kalbine gondererek) diledigi kisinin nefsini tezkiye eder.
cunku bu ayet-i Kerimede ALLAHu Teala bir kisinin nefs tezkiyesine baslayabilmesi icin, nefsini islah edici amellere baslayabilmesi icin nefsinin kalbinden iceriye hem rahmetin hem de fazlin (en az iki tane nurun) girmesinin sart oldugunu soyluyor. Iste burada zikir yaptigimiz zaman ALLAH'in katindan gelen rahmet, fazl ve salavat gogsumuze gelir. Gogsumuzden kalbimize ulasir. Kalbimizin uzerinde bulunan muhru kalbin derinliklerine zulmet kapisina kadar iterek bu kapiyi kapatir. Zikir devam ettigi surece kalbin zulmet kapisindan iceri seytanin karanliklari giremez. Nefsimizin (muhur bu kapidan ayrilip asagidaki zulmet kapisina indigi icin) acilan rahmet kapisindan iceriye rahmet, fazl ve salavat ucu birden girmeye baslarlar. Iste burasi bizim nefs tezkiyesine basladigimiz yerdir. Ne zaman nefs tezkiyesine baslarsak o zaman ALLAHu Teala Mu'min Suresi'nin 40'inci ayet-i Kerimesi'ne gore islah edici amellere baslayan bu kisiyi mu'min standartlarinin icine aliyor. oyleyse demekki mu'min olmak uc tane temel sartin sahibi olmak demektir.
1- Kisinin kalbinin icine iman yazilmasiyla gerceklesir mu'min olmak.
2- Kisinin ruhunun vucudundan ayrilip Sirat-i Mustakime ulasmasiyla gerceklesir mu'min olmak.
3- Kisinin nefsini islah etmeye baslamasiyla, yani nefs tezkiyesine baslamasiyla gercekesir mu'min olmak.
Ondorduncu basamak-tan evvel kisi iman sahibidir amenu olur ama mu'min olamamistir. Mu'min olabilmesi kalbinin icine ALLAH'in imani yazmasiyla gerceklesir (ki bu ondorduncu basamaktir) ki biraz once soyledigimiz uc tane sart burada gerceklesir. Ve kisi mu'min olur. Her kim mu'min olursa zaten ruhu mutlaka ALLAH'a ulasacagi icin Hud Suresinin 29'uncu ayet-i Kerimesi geregince mu'min olan herkesin cennete girecegi kesinlesmistir.
HUD-29: Ey kavmim, ben sizden bir mal istemiyorum. Benim ucretim ancak, sadece ALLAH'a aittir. Ben amenu olanlari (yanimdan) kovamam. cunku onlar (in hepsi) muhakkak olmeden evvel (ruhlarini ALLAH'a ulastiracak-lardir) ALLAH'a mulaki olacaklardir.
Goruluyor ki mu'min olmak 14. basamakta gerceklesen bir olaydir ve uc tane sartin mutlaka yerine gelmesini icap ettirir. uc sartin ucu de, ancak bir insan ALLAH'in kendisi icin tayin ettigi murside ulastigi zaman gerceklesir ve kisi ancak o zaman mu'min olur.
Genel olarak islamda mu'min olmak, yuzyillar boyu sadece inanc acisindan degerlendirilmistir .