Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İLMİN ÜSTÜNLÜĞÜ  (Okunma Sayısı 1165 defa)
ikrami
Süper Modaratör
Allah Razı Olsun
*****

Karma: 18
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1286



« : 05 Haziran 2008, 10:51:00 »

İLMİN ÜSTÜNLÜĞÜ
Ey kardeşim, bilmiş ol ki ilim, nefs-i natıkanın [insan ruhu] eşyanın hakikatlerini niteliğiyle (keyfiyet), niceliğiyle (kemiyet), cevheriyle ve zatıyla tasavvur etmesidir. Bu, o şeyin müfred (tekil) olmasına göredir.
Âlim, eşyanın hakikatlerini kapsamlı bir şekilde kavrayan, idrak eden kimsedir.
Malûm, bilgisi akla nakşedilen şeyin kendisidir. İlmin değeri, malûmunun değeri kadardır. Âlimin mertebesi de ilminin derecesine göredir. Şüphesiz en değerli, en yüce, en faydalı bilgi, sâni' (yaratıcı) ve mübdi' (yoktan var eden)
23
olan ALLAH'ın bilgisidir. ALLAH'ı bilmeye "tevhid ilmi" fmârifetullahj denir. Bu ilmin tahsili bütün akıl sahipleri için zaruri olup, Peygamber Efendimiz,
İlim tahsili kadın erkek her müslümana farzdır"5 buyurmuştur.
Ayrıca bu ilmi elde etmek için yolculuğu dahi emretmiş ve,
İlim Çin'de bile olsa gidip öğreniniz"8 buyurmuştur.
Tevhid ilmiyle donanımlı olan kimse, ilimlerin en faziletlisi olduğu için ALLAH Teâlâ onları Kur'ân-ı Kerîm'de en üstün mertebede zikretmiş ve,
24
"Ondan başka ilâh olmadığına ALLAH, melekler ve adaletten ayrılmayan ilim sahipleri şahitlik ettiler" 7 buyurmuştur.
7 Âl-iİmrân3/18.
Tevhid ilmi âlimleri, enbiya ve onların vârisi olan ulemâdır. Bu ilim özü ve mahiyeti itibariyle değerli, mükemmel olup diğer ilimlere olumsuz ve dışlayıcı bir nazarla bakmaz. Astronomi, astroloji vb. ilimler [fizik, kimya] tevhid ilminin tahsili, için bir ön hazırlık (evveliyyât) hükmündedir. Bu ön bilgiler olmaksızın tevhid ilmi tahsil edilemez. Yeri gelince zikredeceğimiz gibi, tevhid ilminden başka ilimler de doğar.
Ey kardeşim, bilmiş ol ki ilim, içeriği göz önüne alınmaksızın özü itibariyle bizzat değerlidir. Hatta sihir ilmi bile, bâtıl olmasına rağmen, bizatihi değerlidir.
Bu konuyu şu şekilde izah etmek mümkündür: ilim cehaletin zıddı olup, cehalet zulmetin gereklerindendir. Zulmet ise sükûna yani atalet
25
ve durgunluğa ait bir şeydir. Sükûn da ademiyete [yokluk] yakındır. Yokluk da dalâlet ve bâtılın bulunduğu yerdir. Cehalet adem (yokluk), ilim ise vücud (varlık) hükmünde olduğundan; vücud ademden üstündür.
Hidayet, hak ve nur, varlık zincirinin birer halkası olduğuna göre varlık yokluktan, ilim de cehaletten üstün olmuş olur. Çünkü, cehalet körlük ve karanlık; ilim, basiret ve nur gibidir. Nitekim ALLAH Teâlâ,
"Kör ile gören, karanlıklarla aydınlık (nur) bir değildir’ 8 Fâtır 35/19-20.
âyet-i kerimesinin sırrını,
"De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" 9 Zümer39/9.
şeklinde açıklamıştır.
İlim cehaletten üstün olduğuna göre cehalet cismin, ilim ruhun vasıflarından olmuş olur. Öyleyse ruh, cisimden üstündür.
26
Diğer bölümlerde sayacağımız gibi ilmin birçok kısmı vardır. Âlimin de, ilimlerin tahsilinde takip edeceği değişik yollar vardır ki bunları da ileride zikredeceğiz.
Ey kardeşim, ilmin üstünlüğünü açıkladıktan sonra senin ilimlerin mahalli, karargâhı ve korunduğu levha olan insan ruhunu bilmen gerekir. Zira cisim, ilim için bir mahal değildir. Çünkü, cisimler sınırlı olup, yazı ve nakışların dahi az bir kısmını taşıyabilir.
Ruh ise bütün ilimleri hiçbir engel tanımaksızın, kolay bir şekilde koruma ve taşıyabilme kabiliyetine sahiptir.
Logged

SİZİ ALDATTIĞIMI DÜŞÜNÜYORSANIZ HAKKIMDA HAYIR DİLEYİN
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: