Sehidler Tugayi
http://img389.imageshack.us/img389/1412/y1pwk8bkqh3cf5a5ntih57chi1.gif
Hizmet Ehli
 
Karma: 14
Offline
Mesaj Sayısı: 498
http://img225.imageshack.us/img225/8004/wiederbeli
|
 |
« : 21 Aralık 2008, 01:44:24 » |
|
Oda tıpkı başkaları gibi mücadele meydanından kaçabilir, kendisini kızıl kan girdabının içine düşmekten geri çekebilir, suyun, oksijenin, ışığın olmadığı güneşten uzak bir yerde tıkılmaktan kaçınabilirdi. Ancak içindeki yiğitlik duygusu, yavrularını kaybetmiş anaların feryatları, yaralıların acıları, şehitlerin kanlarıyla bulanmış koyu kırmızı kan beynine sıçradı. Başkalarının iradeleri patlama noktasına gelmeden önce kendisi davrandı.
Şayet bu eylemiyle bizlere hatırlatmış olmasaydı bizler benliğimizi yitirecek, kim olduğumuzu unutma noktasına gelecektik. İşte saygınlık incileriyle bezenmiş ipekler içinde rüyaları süsleyen gerçek yiğitlik ve kahramanlık bu.
Zillet ve meskenetin çöktüğü bir dönemde, hakikati bülbül gibi şakıyarak ümmetinin şerefini tekrar kazandırmak için birkaç anlık zaman dilimi içinde şimşek gibi yerinden fırladı.. Bugün şu soruyu soruyoruz!! Hiç, bir çift ayakkabı bir ümmetin onurunu kurtarır mı? Gerçekten orduların yapamadığını bir çift ayakkabı yapabilir mi?? İzlediklerimiz gerçekten hakikat mi?? Evet, binlerce kere evet. bu bir rüya değil olanlar tıpkı izlediğimiz gibi.. Üstelik ve özelliklede bir Arap ülkesinde son veda ziyareti sırasında cengâver Muntazar el-Muntasar sayesinde gerçekleşti bu.
Bütün dünya çok onurlu bir sahneye tanıklık etti. Saygınlık arayışını anımsatan bu füze şeytanların liderinin tam kalbine isabet etmek üzere Zeydi’nin oturduğu yerden fırlatıldı. Ellerini, kanlarına bulandırdığı insanların coğrafyasında bulunması Zeydi’ye bu cesareti veriyordu. Ve olan oldu.. Sanki Bush’un içten içten (bin defa ölseydim de bunlar başıma gelmeseydi, ah keşke bu basın toplantısına katılmadan önce ölüm her şeyi bitiren mutlak son olsaydı) dediğini duyar gibiyim.
Ey Bush acınacak adamsın valla! Irak zaferini kazandıktan ve bebeklerin kafatasları üzerine inşa ettiğin imparatorluğunu kurduktan uzun bir zaman sonra, avanelerinin sıcak karşılamaları eşliğinde askerlerine destek olmak için mağrur bir edayla topraklarımıza geldin.
Ey ahmak adam. Fıratın tertemiz suyu senin kanına girdiğin insanların kanları ile kırmızıya boyandı. Caddeler ve sokaklar insan cesetleri ve ölülerle doldu taştı. Irakta içerisinden inilti duyulmayan bir tek ev kalmadı.
Ve senin Siyonist işgalcilere armağan ettiğin savaş uçakları ve tanklar sayesinde artık bir Filistinli gelecek hayal edemiyor. Senin hataların Afganistan’da da çizmeyi çoktan aştı. Yöneticilerimizi tıpkı tavşanlar gibi kafeslerin içine tıkıp, kapısını üzerlerine kilitleyip anahtarını belirsizlik okyanusuna attın.
Sen yeşil, sarı, kırmızı, bütün çizgileri çoktan aştın. Müzayedelerde satılmak üzere bizlerin yakınmalarından ve kan kırmızı tonunda bir tuval oluşturdun. Ancak o kanların, şimdilik seninle başlayan ve bugünden sonra her çirkin zalimin suratında patlayacak olan ayakkabıların sahibinin kanları olduğunu unuttun. VALLAHi Zeydi sana öyle bir şey yaptı ki ayakkabılarıyla efsaneleşti. Hiç mi utanmıyorsun? Yoksa hayâ o çirkin yüzünden kaldırıldı mı?
Her azgın, taği’nin sonu budur. O gün senin ecelinin geldiği gündür ey Bush. Umarım Müslüman arabın mesajını kavramış, ayakkabılarımızın ne kadar değerli anlamlar taşıdığını, paha biçilmez olduğunu öğrenmişsindir. Ülkemizden ayrıldığında ne yapacaksın.
Sana söyleyeceklerimi iyi not etmeni öneriyorum. Sabrında bir sınırının vardır ey Bush. İşte bizim çizgilerimiz. Bundan sonra coğrafyalarımızda ancak ölüm, yok oluş ve hakaretlerle karşılanacaksınız. Ve ümmetimizin kanları, kadınları, çocukları ve yetişkinleri her gittiğiniz yerde yakanızı bırakmayacak.
Umarım bizim topraklarımızda her şeyin dile geldiğini ve herkesin konuştuğunu anlamışsındır. Bugün Zeydi bizlerin ve ümmetimizin ve senin kılıcının hışmına uğramış bütün mustazaf halkların resmi sözcüsü olmuştur. Zeydi’nin öpücüğü sana hediyemiz olsun.
Evet, ektiğini biçtiğin bugün sana armağan olsun. Birde sana bu hatırayı sürekli sonsuza dek yaşatmak için üzerine (altından ayakkabı) yazacağımız mermiden bir anıt yapma sözü veriyoruz.
Alinti: Ebu Abir
|