Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Batı Gerçekten Taliban’la Uzlaşmak İstiyor mu?  (Okunma Sayısı 155 defa)
DavetHaber
Okur
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 13


« : 09 Ekim 2008, 11:09:22 »

Taliban hareketinin Afganistan’daki siyasi ortama katılmasının zorunluluğuna yapılan çağrı ve işaretlerin artmasıyla birlikte bu soru sorulur oldu.

Başbakan Hamid Karzai Taliban hareketi lideri Molla Muhammed Ömer’i Afganistan’a dönmeye ve barış yapmaya çağırdı. Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz’den de Taliban savaşçılarıyla yapılacak görüşmelerde aracılık yapmasını istedi.  Fakat daha sonra Karzai, Suud’a yaptığı aracılık teklifini geri çekti.

 

Karzai’nin Amerika’nın elinde oyuncak olduğu ve onu yönetime Amerika’nın getirdiği bilinen bir gerçek. Karzai 2001 yılında Taliban hükümetinin düşmesi ve Amerika’nın rızasıyla Afganistan yönetimine geçti. Amerika yeşil ışık yakmasaydı bu açıklamaları yapamazdı. Buna rağmen uzlaşma çağrısı sürpriz oldu. Bundan seneler önce de bu tarz açıklamalar yapmıştı. Fakat en büyük sürpriz NATO yönetiminden geldi. NATO genel sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, Taliban hareketiyle uzlaşmaya varılmasının zorunlu olduğunu açıkladı ve bu adımın atılması gerektiğine işaret etti. el-Cezire’ye yayınlanan bir habere göre Scheffer şunları söyledi: “Benim, Amerika’nın bu operasyonu desteklemediğine dair bir bilgim yok. Bu işi Afganlıların halletmesi gerekmektedir.”

 

Amerika açık desteğini, NATO kuvvetlerinin Afganistan’daki komutanı General David Makirman’ın ağzından yaptı. Makirman, Afgan yönetimiyle Taliban hareketi arasında uzlaşmanın gündemde olduğunu ve ülkede barış ortamının sağlanması için kabileleri yardıma çağırmanın güzel bir iş olduğunu söyledi.

 

Amerika’nın kurduğu Radyo Sava, General Makirman’ın şu sözlerini nakletti: “Uzlaşma çalışmasını yürütecek olan Afgan hükümetidir. Afgan hükümeti bu konuda NATO güçlerine güvenebilir. Kuvvetlerimiz görevlerini yerine getirirken yardım etmeye hazır olacaklardır.” Generale, Taliban lideri Molla Muhammed Ömer ile anlaşmaya varmanın mümkün olup olmadığı sorulunca, siyasi anlaşmaya siyasi yetkililer tarafından varılacağına inandığını söyledi. Makirman, merkezi hükümetle kabileler arasında denge kurulması çağrısında bulundu, Afgan hükümetinin kabilelerle müzakerelere başlamasının ve bu kabilelerin ister bölgesel ister eyalet düzeyinde olsun yönetime bağlamasının iyi bir gelişme olduğunu söyledi.

 

Afganistan’da kuvvet bulunduran Fransa, Mayıs ayında herkesten önce Taliban’la uzlaşmaya çağırmıştı. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, Afganistan hakkında Paris’te yapılan uluslararası bir toplantıda yaptığı konuşmada, Hamid Karzai hükümetini Taliban’la müzakereye teşvik etmiş ve uzlaşmanın Taliban’la ya da onun sözcüleriyle diyaloga geçilerek yapılması gerektiğini ifade etmişti.

 

Neden Sürekli Olarak Taliban’la Uzlaşı Çağrısı Yapılıyor?

 

Son zamanlarda ortaya çıkan ve Afganistan’daki işgal kuvvetlerini Taliban’la diyaloga iten birçok veri bulunmaktadır:

 

İlk olarak: Gözlemciler, Taliban’ın geçtiğimiz birkaç ay içerisinde peş peşe birçok zafer kazandığı konusunda hemfikir. Bu durum İngiltere büyükelçisini, Amerika’nın Afganistan’daki askeri stratejisinin başarısızlığa mahkûm olduğunu ve özellikle askeri alanda ittifakın, çözümün değil sorunun bir parçası olduğunu açıklamaya sevk etti. Bu açıklamalar, NATO güçlerinin sonsuza dek Afganistan’da kalamayacağını söyleyen Kanada’nın açıklamalarıyla benzerlik gösteriyor.

 

İkinci olarak NATO içindeki anlaşmazlıklar: NATO içerisinde Afganistan’da sorumluluk ve görevlerin dağılımı konusunda anlaşmazlıklar yaşanıyor. NATO Savunma Bakanları Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta geçen Şubat ayında toplandıklarında, Afganistan’daki savaş konusunda tavırlarından ödün vermediler. Kanada Savunma Bakanı meslekdaşlarına, Ottawa’nın eğer helikopter, pilotsuz uçak ve 1000 kişilik asker takviyesi yapılmazsa Kandahar eyaletinde bulunan ve 2500 kişiden oluşan tugayını 2009 yılının sonuna kadar saklayamayacağını söyledi.

 

Alman Savunma Bakanı da bu alanda Amerika’nın yaptığı baskılara direnme niyetinde olduğunu gösterdi ve yardımımızın iyi olduğu kanaatindeyim dedi. Bakan Almanya’nın 3200 kişilik tugayıyla, ABD ve İngiltere’den sonra 3. sırada yer aldığını vurguladı.

 

Amerika Savunma Bakanı Robert Gates, Afganistan’daki durum sebebiyle üye ülkelerin anlaşmazlığa düşmeleriyle, paktın geleceğinin tehlikeye girdiğini açıkladı. Gates Amerikan Senatörler meclisine bağlı heyet önünde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “NATO’nun, biri insanların güvenliğini sağlamak için savaşmaya ve ölüme hazır, diğeri bu göreve hazır olmayan iki gruptan oluşan bir pakta dönüşmesi beni çok endişelendiriyor. Bu durumun paktın geleceğini kararttığını düşünüyorum. Belki durum daha da kötüleşecek. Eğer Afganistan’daki isyanla mücadelede eşit oranda çaba harcanmazsa savaşa katılan devletlerin isteği de sönecek.”

 

Üçüncü olarak: Amerikan idaresinin, Bush görevi terk etmeden evvel kendi adına kaydedeceği bir başarı için yaptığı baskılar. Böyle bir başarı ise ancak el-Kaide yenilip liderleri yakalanırsa gerçekleşir. Bu, el-Kaide Taliban’dan ayrılırsa ya da iki grup arasına fitne tohumları ekilirse kolaylaşabilir. Bu fitne, el-Kaide’nin Usame bin Ladin ve Zevahiri gibi kaçak liderlerini yakalamaya yardım etmesi için Pakistan ordusunu ve ardından da istihbaratını harekete geçirmek amacıyla Taliban’a müzakere teklifinde bulunulması ve Pakistan’da kabilelerin yaşadığı bölgelerde askeri baskıların arttırılmasıyla sağlanır.

 

Taliban Uzlaşı Çağrılarına Nasıl Yaklaşıyor?

 

Hareketin bu tarz çağrılara olumlu yanıt vermediği görülüyor. Hareketin önde gelen bir lideri Afgan hükümetiyle anlaşmaya varmayı reddettiğini açıkladı. Molla Birader uydu telefonu bağlantısıyla Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada; Afgan hükümeti ve Karzai’den gelen müzakere önerisini reddettiklerini ve Karzai’nin müzakere yapmaya hakkı olmadığını, onun sadece Amerika’nın dikte ettiği şeyi yerine getirdiğini söyledi. Birader Taliban’ın hedefinin, Afgan topraklarında tek bir yabancı asker kalmayıncaya kadar savaşmak olduğunu vurguladı.

 

Bu komutanın açıklamasının önemi, Taliban içinde çatırdamaların olduğunu düşünenlere bir mesaj niteliğinde olmasından kaynaklanıyor. Molla Birader daha önce, Taliban’ın Karzai hükümetiyle yardımlaşabileceği ve müzakere yoluyla savaşın sonlandırılabileceği açıklamasında bulunmuştu. Birader, Taliban 90’ların sonunda yönetimde iken hareketin önde gelen komutanlarındandı şimdi ise en önemli liderlerinden biri.

 

Hareketin yönetimden düşmesinden bu yana fikri alanda değişim yaşadığına dair işaretler bulunmaktadır. Koreli esirleri kaçırması, doğrudan çarpışmaya girmeyen yeni tarzına işaret ediyor. Hareket, Afganistan’da şeriat rejiminin geri gelmesi gibi stratejik amaçlarına ulaşmak için askeri güç kullanmasının yanı sıra siyasi güç kullanmakla beraber realiteyle nasıl siyasi olarak ilişkide bulunacağını da iyi biliyor.
 

Davet Haber


Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: