Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Rus Askerin Hikayesi  (Okunma Sayısı 1776 defa)
Sehidler Tugayi
http://img389.imageshack.us/img389/1412/y1pwk8bkqh3cf5a5ntih57chi1.gif
Hizmet Ehli
***

Karma: 14
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 498


http://img225.imageshack.us/img225/8004/wiederbeli


« : 18 Temmuz 2009, 21:20:29 »

Yer ÇEÇENİSTAN Sercenyurt bölgesi orman içinde bir mücahit kampında genç mücahid Yunus Emre sabah nöbetinde. elinde polimiyot marka (biksi) ağır makineli bir rus silahı. mücahidlerin birçoğu sabah namazının ardından sabah zikirlerini yapıp tekrar uykuya dalmışlar, bir kısmı da kahvaltı hazırlığında. nöbet yeri kampın 50 metre kadar yukarısında, birgün önce şali askeri garnizonundan kaçmış bir rus askeri kimsenin tahmin edemeyeceği büyük bir değişimin başlangıcına doğru ormanın içinde ağır adımlarla ilerliyordu. Yunus Emre kampa gelen patika yolun üzerinde bir hareketlilik gördü. daha dikkatli baktığında birinin patikadaki izlere bakarak kendine yaklaştığını farketti. rus asker onu henüz görmemişti. Yunus silahın emniyetini açmış yavaşça ona doğru yürüyordu. bir yandanda etrafında başka kimse varmı diye bakınıyordu . aralarında 20 metre kadar kalınca rus asker başını kaldırıp Yunusu görünce korkuyla bağırdı. -ni sitirilay(ateş etme). çeçenistana geldiğinden beri türkiyeli mücahidlerin arasında kalan Yunus rusça öğrenemediği için askerin ne dediğini anlamadı. kendiside ona ellerini kaldır yavaşça yaklaş demek istiyordu ama nasıl söyleneceğini bilmiyordu. bildiği tek kelime -idi suda (gel buraya)idi. o da öyle dedi. esir önde o arkada kampa geldiklerinde henüz onları farketmemiş mücahidlere "bir esirimiz var" dedi. o anda birden kampın içinde bir rus askeri gören mücahidler çok şaşırmıştı herkes bir tarafa koşuyordu . kimileri silahına koşuyor kimi hücüm yeleğini giyiyor kimileride müsait yerlerde mevzi alıyordu. kısa zamanda bunun bir baskın olmadığı anlaşılınca işler normale döndü. önce sorgudan geçen rus askerinin kendi birliğindeki zulme dayanamayıp kaçmak zorunda kalan bir firari olduğu anlaşıldı. kaçmakta da haklıydı, yeni asker olduğu için kıdemlilerden sürekli dayak yiyor, bütün parası alınıyor, karnı doyacak kadar yemek bile verilmiyordu. ilk üç gün içerisinde esire ne yapılması gerektiği konusunda net bir karara varılamadı. mücahidlerden bir kısmı onun bir casus olabileceğını söylüyor ve hemen öldürülmesi gerektiğini düşünüyordu. bir kısmı esir değişimi için kullanılabileceğini düşünüyordu. geçen 3 gün içinde rus esir su taşıma temizlik vs. işlerde kullanılıyordu. bu süre zarfında rus esir mücahidlerin kendi aralarındaki davranışlarını gözlemliyordu. üçüncü gün gurup emiri Bilal onunla konuşurken islamdan bahsediyor kendilerinin orada bulunma sebebini anlatıyordu. zaten 3 gündür mücahidlerin yaşantısından çok etkilenen rus esir müslüman olmak istediğini söyledi. bu durum karşısında bilal çok sevinir ve nasıl islama gireceğini ona öğretir. artık oda bir mücahid olmuştur . adı Maksim olan nasipli esir artık Ömer olmuştur. iman etmesine rağmen hala tam güven kazanamamış Ömer'e silah verilmez, sadece intikal esnasında silahsız kalmasın diye lav roketi verilir... Ömerin iman etmesinin ardından bir ay geçmemiştir, sabah erken saatlerde bulundukları kampa rus birlikleri baskın düzenler, rusların baskın yapmasına rağmen çatışma kısa zamanda mücahidlerin lehine dönmüştür. hem savaşıp hemde tekbir getiren mücahidlerin durumunu gören ömer mutfak olarak kullanılan çadırın direğine asılı kalaşnikof'u alarak tekbir getirip kafirlere karşı yiğitçe mücadele verir. bu olaydan yaralı dahi olmadan çıkan mücahidler arkalarında 18 leş bırakırlar, yaralıların sayısı ise belli değildir. bu olay Ömer için dönüm noktası olmuştur. kendisiyle savaştığı silahı artık onun olmuştur . kısa bir süre sonra gurup başka bir bölgeye kamp kurunca bombalamalara karşı korunmak için derin hendekler kazılır, gece nöbeti tutan Yunus Emre karanlıkta hendeklerden birine düşünce belini şiddetli bir şekilde incitir çocukluğundan beri cimnastik, güreş ve bilekgüreşi sporlarıyla uğraşan Yunus aslında çok güçlüdür, bixi gibi bir ağır makinalı tüfeği ayakta çok rahatlıkla kullanan ender kişilerdendir. ama belini incitince artık ağır makineliyi taşıyamaz olur. gurup emiri Bilal o silahi ömerin almasını söyler ve ömer kendisini esir alan kardeşinin silahını taşımaya başlar. kısa zamanda islamın esaslarını öğrenen Ömer kuran okumayıda öğrenmiştir. o silahla defalarca çatışmaya giren Ömer taşıdığı ağır silahın hakkını vemiştir. rusyadaki hıristiyan ailesinede tebliğ mektubu yazan Ömer, islamla şereflenmesinden yaklaşık 2 sene sonra kışın bulundukları sığınağa baskın düzenleyen kafirler tarafından komutanı Bilalinde aralarında bulunduğu 12 kardeşiyle beraber şehid olmuştur.
ÖMER KARDEŞİMİZ...
ALLAH SENİ VE SENİN GİBİ KANLARIYLA BU DAVAYI BESLEYEN MÜCAHİDLERİ KORKTUKLARINDAN EMİN UMDUKLARINA NAİL EYLESİN.
Logged

***MiNELLAHi VALLAHU ALiMUN HAKiM***
zinnurf
islam çiçeği
Dua'ya layık
**

Karma: 6
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 213



« Yanıtla #1 : 24 Temmuz 2009, 22:19:58 »

Amiiin Amiin  Amiin ALLAH c.c. Razı olsun İNŞALLAH
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: