Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Dinimizi Kimlerden Öğrenmeliyiz? Biz Ehli Sünnetiz  (Okunma Sayısı 3067 defa)
ekrem
Dua'ya layık
**

Karma: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 158


« : 25 Aralık 2011, 18:07:02 »



Dinimizi Kimlerden Öğrenmeliyiz?

Biz Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanları, dinimizi itikadımızı kimlerden ve nasıl öğrenmeliyiz?.. Müslümanlar için çok önemli ve hayatî bir sorudur bu.

Sorunun cevabını vermeden önce, dinimizi kimlerden öğrenmemeliyiz sorusuna cevap verilse iyi olur.

1. Dinimizi Kemalist ilahiyatçılardan öğrenmemeliyiz. İslamla uyuşması ve bağdaşması mümkün olmayan bir ideolojiye bağlı oldukları için saptırırlar, şaşırtırlar; kafa karıştırırlar. Onlar doğrularla yanlışları bir araya koyar ve dini tahrif ederler.

2. Dinimizi, yeterli ilme ve icazete sahip olmayan mühtedilerden de öğrenmemeliyiz. Onların fikrî ve kültürel kitaplarını okuyabiliriz ama icazet sahibi olmadan din öğretmenliği yapmalarına razı olmayız. Hidayete kavuşmuşlardır, ne güzel, ne âlâ, tebrik ederiz; lakin din konusunda onlar bize muallim, mürşid ve rehber olamaz.

3. Din, yerli Müslüman oryantalistlerden de öğrenilmez.

4. Mason Afganî'yi din önderi, kılavuz olarak kabul edenlerden de din öğrenilmez.

5. Mason Abduh'u imam (önder) kabul ederlerden din öğrenilmez.

6. Reşid Rıza Masondur. İslam ile Masonluk uyuşmaz ve bağdaşmaz. Binaenaleyh ondan da öğrenilmez.

7. Din kültürü var ama adam veya kadın BOP'çu, AB'ci, ABD'ci, Batı medeniyetinin değer ve normlarını benimsemiş, ondan da öğrenilmez.

8. Reformculardan, dinde değişim ve yenilik isteyenlerden, light/ılımlı İslam taraftarlarından da öğrenilmez.

9. Mezhepsizlerden, telfik-i mezahib taraftarlarında da öğrenilmez.

10. Din, Tarihsellik ve Tâtiliye mezhebi kurucusu Fazlurrahman'dan hiç öğrenilmez. Ondan din öğrenmeye kalkanlar dinden çıkar gider.

11. Din, Kemalist rejimin bastırdığı din dersi kitaplarından öğrenilmez.

12. Din, bu devirde üç hak ibrahmî din vardır., üçünün mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennettir diyenlerden öğrenilmez.

13. Din, imanın temel şartlarını altından beşe indiren, kader inancını inkar eden bid'atçilerden öğrenilmez.

14. Din, Kur'anı kendi re'y ve hevasına göre yorumlayan bid'atçilerden öğrenilmez.

15. Sünneti, hadîsleri tamamen veya kısmen inkar edenlerden din öğrenilmez.

16. Müteşabihatı, ALLAH'a noksan sıfatlar izafe ederek tevil ve tefsir edenlerden; ALLAH zaman ve mekanla kayıtlıdır, Onun yaratıklar gibi eli, ayağı, yüzü vardır diyenlerden de öğrenilmez.

17. Cumhur-i ulema yolundan çıkıp şazz görüşlere kapılan bid'atçilerden de öğrenilmez.

18. Müslümanların yüzde doksanını şirkle, küfürle suçlayan ve karalayan mutaassıplardan öğrenilmez.

19. Ehl-i Sünnetin itikatta iki imamı olan İmamı Eş'arîyi ve İmamı Mâturidîyi sapıklıkla suçlayanlardan din öğrenilmez.

20. İctihad yapacak ehliyeti, liyakati, ilmi, irfanı, kudreti yok ama işkembe-i kübrasından bol bol aykırı ictihad yapıyor, Ehl-i Sünnete aykırı fetva veriyor. Bunlardan da din öğrenilmez. Öğrenen ne mi olur? Sapıtır...

Peki din hangi alimlerden, fakihlerden, hocalardan doğru şekilde öğrenilir?

(1) Âlet ilimlerini ve 'âlî ilimleri icazetli hocalardan okuyup imtihan verip kendisi de geçerli icazet alan ehliyetli alimlerden, fakihlerden, hocalardan öğrenilir. Böyle alimler, fakihler, müridler sahih ve kopuksuz silsilerle Resulullah Efenhdimize (Salat ve selam olsun ona) bağlı, biatli ve irtibatlıdır. Bunlar, İslam'ı ve Kur'anı kendi re'y ve hevalarıyla yorumlamazlar.

(2) Ehl-i Sünnet itikadına bağlı, âbid, muhlis ve takvalı ilahiyatçılardan öğrenilir.

İlmihal ve ahlak bilgileri ulemadan dersiâm Erzurumlu Ömer Nasuhi Bilmen'den öğrenilir. Bu zat aynı zamanda seyyittir.

Nimet-i İslam kitabını derleyen Hacı Zihni efendiden öğrenilir.

Muhammed Esed (Leopold Weiss) hidayete gelmiş, Müslüman olmuş. Ne güzel!.. Onun yazdığı Kur'an mealini okumam, çünkü Ehl-i Sünnete uymayan tarafları vardır. Zaten kendisi, dâhi, çok zeki ve kültürlü olmasına rağmen tefsir yapabilmek için gerekli şartlara sahip değildir.

İslam Şinasî kitabında "ALLAH gerçek bir Janus'tur" diyen Şeriatî'den din öğrenilmez. ALLAH'ı iki yüzlü bir Roma putuna benzeten kimse bize hiç din öğretmeni olabilir mi?

Kural şudur: Bir Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanı imanı, İslam'ı, Kur'anı, Sünneti, Şeriatı, İslam ahlakını ancak ve ancak icazetli Sünnî ulemadan ve fukahadan öğrenmelidir.

İslam'da teravih namazı yoktur, bu namaz kılınmamalıdır diyenler bu iddia ve beyanlarıyla Sünnîlikten çıkmış olur ve onların uyduruk ictihad ve fetvalarına kulak asılmaz.

Ehl-i Sünnet, İslam'ın cadde-i kübrasıdır.

Cumhur-i ulemanın icmâ ve ittifak ettiği konular ve meseleler doğrudur.

Şazz ictihad, fetva ve görüşler bâtıldır.

Gulüvve kaçan kimselerin ilimleri olsa da, dengeleri ve akıllar eksik olduğu için onlara itibar edilmez.

Zamanımızın Ekber Şah'larını, Deccalları, Kezzabları, Tağutları destekleyen, onlara yağcılık yapan, onlardan câize ve yağlı kemik alan ulema-i sû'a da itibar edilmez. Onlar dall ve mudildir.

Hüccetülislam ve Zeynüddin İmamı Gazalî'nin kitapları okunur.

İmamı Birgivî'nin kitapları okunur.

Ashab-ı kirama (ALLAH onların hepsinden razı olsun) ta'n edenlerin kitapları okunmaz.

İhtilaflı meselelerde Sevad-ı Âzamın dışında kalanlara itibar edilmez.

Ehl-i Sünnet dışı bid'atçilerin, içlerinde doğrularla yanlışlar karmakarışık yer alan ciltlerce kitabını okumaktansa, içinde yanlış bulunmayan, doğru bilgiler yer alan küçük ve muhtasar bir Ehl-i Sünnet ilmihalini okumak yeğdir.

* (İkinci yazı)

En Büyük değer Para

BİRKAÇ ay önce Millî eğitim Bakanlığı liselerde bir anket yapmış, öğrencilere ve öğretmenlere çeşitli sorular yöneltmiş.

Öğrencilerin büyük kısmının paraya çok önem verdiği, onu ana değer kabul ettiği anlaşılmış.

Bu anket gerçeği aksettiriyorsa durum çok kötü demektir.

Yaşamak, geçinmek, ihtiyaçlarını karşılamak için para elbette lazımdır ama o ana değer haline gelirse; ülkeyi batıracak, milleti çürütecek, devleti çökertecek büyük fenalıklar zuhur eder.

Müslüman bir halk ve ülke için paranın üzerinde nice değerler vardır.

Bazılarını sayayım:

Doğru ve kurtarıcı inançlar.

Doğru bilgi, kültür, düşünce.

İnsanları ve toplumları yücelten güzel ahlak, iyi karakter.

Doğruluk dürüstlük (İstikamet).

Adalet, insaf.

Mürüvvet (Kaç kişi bilir bu kelimenin ve kavramın mânasını?)

İç barış ve mutabakat.

Evrensel insan hakları.

Adalet.

Güvenlik.

İnsanların birbirlerinin kurdu değil, meleği olması.

Sosyal adalet, paylaşım.

Ruh asaleti.

Fütüvvet ahlakı.

Ve daha neler neler...

Okullarımızda genç nesillere ve çocuklara bunlar öğretiliyor ve kazandırılıyor mu?

Halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye niçin Hıristiyan Norveç kadar düzgün, temiz, şeffaf değil?

Niçin Şintoist ve Budist Japonya bizden daha ahlaklı?

Maalesef eğitim sistemimiz gençliğe birtakım temel kavram ve değerleri öğret(e)miyor.

Tarih kitaplarında atalarımız horlanıyor, kötüleniyor. Ecdadını tahkir edenlere hangi sıfat verilir? Soylu sıfatı mı, soysuz mu?

Bizde niçin haddinden fazla, cinayet, rezalet, azgınlık, hırsızlık, soygun, rüşvet, haram yeme, tecavüz var?

Bana okullarda okutulan bir ders kitabı gösterin ki, haram kazançlar ve haram yemek büyük günah ve azgınlıktır diye içinde bir paragraf bulunsun.

Okullarımızda çocuklarımıza iffet öğretiliyor mu?

İffet öğretilmiyor ama zaman zaman bazı liselerde ve üniversitelerde öğrencilere bedava prezervatif dağıtılıyor...

Başka söze hâcet yok!

M. Şevket Eygi - Milli Gazete 2011-12-25
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: