|
vuslat
Ziyaretçi
|
 |
« : 30 Nisan 2008, 21:14:46 » |
|
(El-mer’ü me’a men ehabbe)... (Kişi, sevdiği ile berâberdir) Hadis
(İbâdetlerin efdali –en iyisi-, müslümânları müslümân oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları için, sevmemektir) Hadis
Cenâb-ı Hakkın Hz.Îsâ (as)’a vermiş olduğu emr-i ilâhîsinin meâl-i şerîfi:
(Eğer yerlerde ve göklerde bulunan bütün mahlûkların ibâdetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve Bana dost olmayanlardan uzaklaşmadıkça, hiç faydası olmaz)
ALLAHU TEALA (cc), Hz.Mûsâ (as)’a, (Benim için ne işledin) diye sordu,
Hz.Musa (as): (Yâ Rabbî! Senin için namâz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim, ismini çok –andım- zikr ettim) deyince,
ALLAHU TEALA (cc): (Yâ Mûsâ, nemâzların sana burhândır. Orucların Cehennemden siperdir. Zekât kıyâmet gününün sıcaklığından koruyan gölgedir. İsmimi söylemen de, kabir ve kıyâmet karanlığında seni aydınlatan nûrdur. Ya’nî bunların fâydaları hep sanadır. Benim için ne yaptın?) buyurdu,
Hz.Mûsâ (as): (Yâ Rabbî! Senin için olan ameli bana bildir!) diye yalvardı.
Cenâb-ı Hak: (Yâ Mûsâ! Dostlarımı benim için sevdin mi ve sevmediklerimden benim için uzaklaştın mı?)
meâlindeki âyet-i kerîme ile cevâb verdi.
Mûsâ “aleyhisselâm” da,
ALLAH için olan amelin, (Hubb-i fillâh) ve (Buğd-ı fillâh) olduğunu anladı.
ALLAH katında en önemli şey budur:
“ALLAH İÇİN SEVMEK,
ALLAH İÇİN SEVMEMEK (NEFRET ETMEK, DÜŞMAN OLMAK)”…
SEVDİĞİNİZ VE TUTTUĞUNUZ İNSANLARA DİKKAT EDİN !!!
Gerçekten gönülden seven, ardımızı deşmeyen, kuyu kazmayan, arkadan düşman olupta yüze gülenlerden olmayan, tüm dostlara selam olsun…
BİR SÖZ:
“Yâ ResûlALLAH! ne olaydı, Ashâb-ı Kehfin köpeği gibi, senin Ashâbının arasında Cennete girseydim. Onun Cennete, benim Cehenneme gitmem nasıl revâ olur? O, Ashâb-ı Kehfin köpeği; ben ise senin ashâbının köpeği.” (Mevlâna Câmi)
|