Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: ALLAH'a Hüsnü Zan Etmek Ve Ondan Korkmak  (Okunma Sayısı 197 defa)
tanyurd
"YORULUNCAYA KADAR DEĞİL ŞEHİT OLUNCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM"
MODERATÖR
Allah Razı Olsun
*****

Karma: 55
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3960


dünya sürgün yeri bende sürgündeyim


WWW
« : 02 Eylül 2008, 13:41:36 »

ALLAH'a Hüsnü Zan Etmek Ve Ondan Korkmak

Buhâri ve Müslim'in Câbir (RadıyALLAHü anh) 'den rivayet ettik¬lerine göre, Câbir şöyle demiştir:
«Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ın. vefatından üç Önce işittim ki diyor
«Hiç biriniz ALLAH'a hüsn-ü zan etmeden Ölmesin.»
tbn-i Ebî Dünya da, Hüsn-ü Zan konusunda aynısını rivayet etmiş ve şunu da ilâve etmiştir:
«...Çünkü ALLAH'a sûi zanl arıyla bir millet helak olmuştur. Alla ı (Celle Celâlühü) da onlar için şöyle demiştir  
«İşte Rabbinize yaptığınız bu zannınızdır ki sizi helak etti. Ne¬ticede hüsrana girenlerden oldunuz.» [1] (ıs)                                    
îmam Ahmed, Tirmizi ve îbn-i Mace, Enes (RadıyALLAHü aıtı) den rivayet ettiklerine göre;
Resûlullah CSallallâhû Aleyhi ve Sellem) sekeratta olan bir fen¬cin yanma girdi. Sordu i
—  Kendini nasıl görüyorsun? Dedi:
—  ALLAH'a Ümidim var ve günahlarımdan korkuyorum.
Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu j
— Böyle bir makamda, kulun kalbinde timid ve korku birleşin¬ce ALLAH, ümid ettiğini verir ve korktuğundan onu emin kılar. O bu şekilden başka ölmez
Hakîm-İ Tirmizi, «Nevadir el-UsuUda Hasan'dan rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir:
Bana Resûlüllah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) dan şöyle bir ha¬dis ulaştı: Rabbiniz:
«Ben kulumun kalbinde iki korku ve iki emniyeti toplamam. Kim (dünyada benden korksa,. Âhirette' onu emniyette bırakırım. Kim dünyada benden (azabımdan) eminse, âhirette onu korkuda bırakı¬rım,» buyurdu.
Ebû Nuaym, Şeddâd. bin Evs'in hadisinden bitişik bir senedi ay¬nısını rivayet etmiştir.
İbn-i Mübarek, ibn-i Abbas'dan rivayet ettiğine göre şöyle  demistir:
Adamda ölüm belirtilerini gördüğün zaman, onu müjdeleyin ta ki ALLAH'a hüsnü zan ederken Rabbine kavuşsun Adam sağlam ise onu korkutun...
Ibn-i Asakir, Enes (Radiyalîahû anhVden rivayet ettiğine göre, Resûlüllah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :
«ALLAH'a hüsn-ü zan etmeden hiçbiriniz ölmesin. Çünkü ALLAH'a hüsnü zann cennetin fiyatıdır.»
îbn-i Ebi Dünya, İbrahim en-Nahas'dan rivayet ettiğine göre, Şöy¬le demiştir:
«Eskiler, ölüm anında kul, Rabbine hüsn-ü zan etsin diye, güzel amellerini ona telkin etmeyi mustahap sayıyordular.»
îbn-i Ebi Şeybe, Musannef de îbn-i Mes'ud'dan rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir:
«Ondan başka ilâh olmayan ALLAH'a yemin ederim ki ALLAH'a hüsnü zan eden herkes, hüsnü zannıyla muamele görür.    
îmam Ahmed, Vâile (RadıyALLAHû anha) 'den rivayet ettiğine göre şöyle demiştir:
Resûlullah iSallaîlâhû Aleyhi ve SellemVdari şunu işittim: «ALLAH, diyor. 'Ben abdimin zannı yanındayım (Ona Öyle mua¬mele ederim), istediği gibi beni zannetsin'»                        
Imam-ı Ahmed, Ebû Hüreyre (RadıyALLAHû anh)'den rivayet et¬tiğine göre;                                                                      
Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:            
ALLAH buyurdu kij 'Kulumun zannı gibiyim. İstediği gibi beni zannetsin. İyi zannetse kendisi içindir. Kötü zannetse yine kendisi içindir                                                                          
Muâz bin Cebel (RadıyALLAHû anh) 'den rivayet edildiğinfe göre; Resûlullah (Sallaîlâhû Aleyhi ve Sellem) :                          
—  «İsterseniz kıyamet gününde ilk evvel Allanın müminlere ve müminlerin ALLAH'a dediklerini size haber vereyim,» buyurdu.      
Biz
— Evet yâ ResûluHah istiyoruz, dedik. Resûlullah buyurdu:
—  ALLAH, inüminlere, «bana kavuşmayı istemliydiniz,» buyuruj yor. Onlar da:
«Evet ey Rabbimiz» diyorlar. Sonra ALLAH soruyor
«Neden?»
OnlarSenin af ve mağfiretini umuyorduk» diyorlar. Bunun üzferine ALLAH:
«Öyle ise mağfiretim size vacip oldu» buyuruyor
îbn-i Mübarek, Ukbe bin Müslim (RadiyALLAHû anh) 'den rivayet ettiğine göre, şöyle demiştir;                                                
«Kulda ALLAH'a kavuşma isteğinden daha sevimli hiç bir haslet yoktur.»                                                                                    
îbn-i Ebi Dünya ve Beyhaki, 'Şüab-x İman'da ve îbn-i Asakİr, Ebu Unıame'nin arkadaşı Ebu Galip'ten rivayet ettiklerine göre şöy¬le demiştir:
«Samda İdim. İnsanların en iyilerinden Kays'lı bir adamın yanı¬na gittim. Ona muhalif bir kardeşi oğlu vardı. O, ona emreder» sa-kındırır, döver, fakat yine de ona itaat etmezdi. Bu genç hastalandı. Amcasına haber gönderdi. Amcası gelmeyeceğini belirtti. Bunun üze¬rine ben amcasını yanına götürüp içeri soktum. Başladı ona sövme¬ye. Ve:
«Ey ALLAH'ın düşmanı sen değil miydin böyle böyle yapan.» dedi. Genç de şöyle demeye başladı:
—  Ey amca, eğer âhirette, ALLAH işimi anama bıraksa bana ne yapar?
Amcası:                                                                              
.   — VALLAHi seni Cennete sokar, dedi.
Genç:                                                        
— VALLAHi ALLAH bana anamdan daha fazla şefkatlidir, dödi. Ve ruhu ka.bzedüdi. Amcası onu defnetti. Taşları düzeltirken oir taş düştü... Bunun üzerine kalkıp bekledi.                                    
Dedim                                          .              
—  Ne yapıyorsun
Dedi
— Kabri nur ile doldu ve göz alamayacak kadar genişledi...
İbn-i Ebi Dünya, ve Beyhaki, .Şuab-i İman'da Humeyd'den rivı yet ettiklerine göre, şöyle demiştir:                                              
«Kötü bilinen bir kızkardeşimin oğlu vardı. Hastalandı, anasına gönderdim. Sonra anasını ziyarete gittim. Baktım baş ucunda ağlı¬yor. Oğul:
«Yâ dayı neden anam ağlıyor,» dedi. Ben
«Seni böyle gördüğü için,» dedim. O
«Bana acımıyor mu?» dedi. Ben:                                            
«Evet acıyor.» dedim. O:
İşte, ALLAH ondan daha fazla bana rahmet eder.» Sonra vefat ettiğinde onu başkasıyla beraber kabre indirdim. Taşları düzeltmeye başladım. Kabrinin içine aktım, göz alamayacak kadar genişti. [2]
Arkadaşıma  «gördüğümü gördün mü»   dedim. O,  «Evet, sana müjde» dedi.
Humeyd, şöyle demiş: Zannediyorum ki onun bu durumu, seke-ratta, söylediği bir iki kelimeden dolayıdır.  [3]


 [2] Buradaki genişlik âlem-1 misâl ve mana ile ilgili genişlik olduğundan o zât kalp gözüyle o genişliği görmüştür. Mütercim.
 [3] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 54-58.
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: