Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Kuranı Kerimin gönderilmesinin sebebi nedir?  (Okunma Sayısı 157 defa)
vuslat
Ziyaretçi
« : 19 Haziran 2008, 01:23:02 »

Soru
Kuranı Kerimin gönderilmesinin sebebi nedir?


Kuran-ı Kerimin gönderilmesinin gayesi, akıl ve irade sahibi olmalarından dolayı sorumluluk altına giren insan ve cinlerin "kulluk bilinci"ne (Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Zariyat-56}) ulaşmalarını ve böylece dünya ve ahiret mutluluğuna erişmelerini sağlamaktır. Kuran, "gayesiz boş bir kelam" değildir (O, boş bir söz değildir.Tarık-14};) o, hakkı batıldan, doğruyu eğriden, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden "ayıran" kriterler ve normlar bütünüdür.

Yegane amacı, insanlığın hidayeti ve mutluluğu olan Kitabullah'ın bu amaca yönelik bir üslup kullanması, okuyucusunun bazan aklına, bazan hislerine, bazan vicdanına ve gönlüne hitab etmesi; yer yer geçmiş toplumlara, gökyüzü ve yeryüzüne, bitkiler ve hayvanlar alemine, psikolojik, sosyolojik, felsefi ve ahlaki gerçeklere dikkat çekerek muhatabını bu konular üzerinde düşünmeye çağırması onun en belirgin özelliğidir.

Merhum Muhammed Esed'in dediği gibi, hiçbir kitap -Kitab-ı Mukaddes dahil- insanoğlunun şu tarihi sorusuna Kuran kadar net ve kapsamlı bir cevap verememektedir: "Bu dünyada iyi bir hayat yaşamak ve öteki dünyada mutlu olmak için nasıl davranmalıyım?"

Kuran, her türlü coğrafi, ırki ve diğer beşeri özelliklerin üstünde kalmakta, bahsettiği şahısların ve yerlerin bile ismini zikretmeyip bunlardan, insanlığın genel terbiyesi için dersler çıkarmaktadır.

Kuran-ı Kerim, en genel anlamda tüm insanlık için bütün zaman ve mekanlarda bir kurtuluş ve hidayet rehberidir. Özel anlamda da inanan ve sorumluluğunun bilincinde olanlar için bir bunalım ve sıkıntılardan çıkış yollarını gösteren bir kılavuzdur. Arapçada, çölde hangi yöne, hangi yola gideceğini bilemeyen insanlara bir çıkış yolu göstermeyi belirten "hidayet" kavramı, kelimenin tam anlamıyla Kuran'ın insanlık için ifade ettiği konuma denk düşmektedir.

"Asra / bütün zamanlara" yemin ederek, "insanlığın hep hüsranda olduğunu" {Asr, 1-2} hatırlatan Kuran, tarihin her döneminde ve özellikle de günümüzde manevi bunalımlar, ahlaki çöküntüler ve sosyal sıkıntılar içinde şaşırıp bocalayan insanoğlu için bir "kurtuluş reçetesi", bir "can simidi"dir;

"Bu öyle bir kitaptır ki, bütün insanları Rabblerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve övülmeye layık olan ALLAH'ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik." İbrahim, 1

Ahlaki erdemlerini ve güzel hasletlerini yitirerek, bugünü ve geleceği kararan bir toplumun esenlik ve mutluluğa kavuşmasının yegane çözüm yolu ALLAH'ın Kitabı'nda gösterilmiştir: "Gerçekten size ALLAH'tan bir nur ve apaçık bir kitap geldi. ALLAH, kendi rızasını arayanları onunla esenlik yollarına iletiyor ve onları kendi izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola iletiyor." Maide, 15-16
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: