seher
seher
Dua'ya layık

Karma: 5
Offline
Mesaj Sayısı: 205
|
 |
« : 26 Haziran 2009, 00:41:27 » |
|
Recep Ayının Faziletleri Hakkındadır
-İkrime, İbn-i Abbas'tan (RA) naklen Rasulüllah (SAV) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:
- "Receb ALLAH'ın (CC) ayıdır; Şaban benim ayımdır; Ramazan ümmetinin ayıdır"
Musa b İmran; Enes b Malik'ten (RA) anlattığına göre; Rasulüllah (SAV) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
- "Cennette bir ırmak vardır; bu ırmağın adı: Receb'dir Sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır Bir kimse, receb ayında bir gün oruç tutar ise, ALLAH-ü Teala (CC), kendisine o ırmaktan içirir"
Enes b Malik'in (RA) şöyle dediği anlatıldı:
- Cennette bir köşk vardır; buna ancak receb ayında oruç tutanlar girebileceklerdir
Ebu Hüreyre (RA) şöyle anlattı:
- Rasulüllah (SAV) Efendimizin ramazan ayı dışında; ancak Receb ve Şaban ayında oruç tutardı
Enes b Malik (RA) ra Rasulüllah (SAV) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:
- "Bir kimse, bu haram aylarda üç gün oruç tutar ise, yani: Perşembe, cuma, cumartesi gününü, ALLAH-ü Teala (CC) onun için yedi yüz senelik ibadet sevabı yazar"
Denilmiştir ki:
- Receb cefayı terk ayıdır; Şaban amel ve vefa ayıdır; Ramazan ise, sadakat ve safa ayıdır
Receb tevbe ayıdır; Şaban muhabbet ayıdır; Ramazan Hakk'a (CC) yakınlık bulma ayıdır
Receb hürmet ayıdır; Şaban hizmet ayıdır; Ramazan nimet ayıdır
Receb ibadet ayıdır; Şaban zâhidlik ayıdır; Ramazan ise, ziyadesi ile nimetlere ermek ayıdır
Receb ayında, iyilikler kat kat artar; Şaban ayında kötülükler kalkar; Ramazan ayında ikramlar gelmeye başlar
Receb, önce gidenlerin ayıdır; Şaban ortadakilerin ayıdır; Ramazan ise, asilerin ayıdır
ALLAH (CC) rahmet eylesin; Zünnun-u Mısrî (RA) şöyle anlattı:
- Receb afetlerin geri bırakıldığı, Şaban taatların yapıldığı, Ramazan ikramların beklendiği aydır
Bu duruma göre: Bir kimse afetleri terk etmez, taatta bulunmaz, ikramları da gözetmez ise, o kimse herzecilerdendir
ALLAH (CC) rahmet eylesin; Zünnun-u Mısrî (RA) bir başka zaman şöyle demiştir:
- Receb ekim, Şaban sulama, Ramazan ise, harman ayıdır
Her ekilen biçilir; her yapılan işin karşılığı görülür
Bir kimse, ekim zamanını boşa geçirir ise, harman zamanı nedâmet duyar; âhirette kötülük göreceğinden dünyada beslediği ümitler de hiç olur
Salih zatlardan bazısı şöyle demiştir:
- Sene bir ağaçtır Receb ayı, senenin yapraklanma günleridir Şaban ayı, meyvelenme günleridir Ramazan ayı ise, senenin meyvelerinin toplandığı günleridir
Şöyle anlatılmıştır:
- Receb ayı, ALLAH-ü Teala'dan (CC) gelecek mağfiretlere tahsis edilmiştir
Şaban özel olarak şefaat ayı kılınmıştır
Ramazan ayında, iyilikler kat kat verilir; bunun için tahsis edilmiştir
Kadir gecesinin özelliği ise, rahmetin gelmesidir
Arefe günü ise, din tamam olur Nitekim, bu manâda, ALLAH-ü Teala (CC) şöyle buyurdu:
- "Bugün, sizin için dininizi ikmal ettim"[1]
Cuma günü, duâ edenlerin duâsının makbul olduğu gündür
Bayram günü, cehennemden azad edilme günüdür O gün, mümin kulların boynundaki bağ çözülür; âzad olurlar
Mazinî, Hz Ali'nin (KV) oğlu Hz Hasan'ın (RA) şöyle dediğini anlattı:
- Receb ayında oruç tutunuz Zira, receb ayında oruç ALLAH-ü Teala'nın (CC) tevbeleri kabul buyurmasına bir sebeptir
Selman-ı Farisî'den (RA) gelen rivayete göre, şöyle demiştir:
- Rasulüllah (SAV) Efendimizin şöyle buyurduğunu dinledim:
- "Bir kimse, receb ayında bir gün oruç tutarsa; bir sene oruç tutmuş gibi olur; bin köle azad etmiş kadar sevab alır
Bir kimse, receb ayında bir sadaka verir ise, bin altın sadaka vermiş gibi sayılır
ALLAH-ü Teala (CC), onun bedenindeki her tüy için bin iyilik yazar; bin misli derecesini yükseltir Bin kötülüğünü de siler
ALLAH-ü Teala (CC), receb ayında onun tuttuğu oruç günlerinden her birine, verdiği sadakaların her birine bin hac ve bin ömre sevabı yazar
Onun için cennette bin ev, bin köşk, bin hücre yapar Her hücrede bin tane oturma yeri vardır Her oturma yerinde dahi, bin tane hurî güzeli vardır ki: Güneşten bin kat güzeldir"
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Maide S A3
Recep Ayının İlk Perşembe Günü Oruç Tutmanın Ve İlk Cuma Gecesi Namaz Kılmanın Fazileti Hakkındadır
Bize şeyh Ebülberekât Hibetüllah Sakatî haber verdi ve şöyle dedi:
- Bize de, Kadı Ebül-Fazl Cafer b Yahya b Kemal Mekkî haber verdi ve şöyle dedi:
- Bize bu haberi; Ebu Abdillah b Hüseyin b Abdilkerim b Muhammed b Muhammed Cezerî Mekke'de Mescid-i Haram'da bildirip şöyle dedi:
- Bize Ebülhasan Ali b Abdillah Cahzam Hemedanî haber verdi ve şöyle dedi:
- Bize, Ebülhasan Ali b Muhammed b Said Sa'dî Basrî bildirip dedi ki:
- Bana da babam haber verip şöyle dedi:
- Bize de, Half b Abdillah Sağanî; Malik b Enes'ten naklen, Humeyd Tavil Rasulüllah (SAV) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:
- "Receb ALLAH'ın (CC) ayıdır; Şaban benim ayımdır; Ramazan ise, ümmetimin ayıdır"
Rasûlüllah (SAV) Efendimize soruldu:
- Ya RasulALLAH (SAV), receb ayı için:
- "ALLAH'ın (CC) ayı"
Diye anlatmanızın sebebi nedir?
Şöyle buyurdu:
- "Çünkü bu ayda özellikle mağfiret boldur Bu ayda, halkın kan dökmesine mâni vardır Bu ayda, ALLAH-ü Teala (CC), Peygamberlerinin (AS) tevbelerini kabul buyurmuştur ALLAH-ü Teala (CC) bu ayda, Peygamberlerini düşmanlarından korumuştur
Bir kimse, receb ayını oruçlu geçirir ise, ALLAH-ü Teala (CC) üç şeyi onun için gerekli kılar Şöyle ki:
a) Geçmiş günahlarının tümünü bağışlar
b) Kalan ömrünün temiz geçmesini temin eder
c) Büyük huzura çıkılan kıyamet gününün susuzluğundan da onu emin kılar"
Bu arada yaşlı biri kalktı; Rasulüllah (SAV) Efendimize halini şöyle anlattı:
- Ya RasulALLAH (SAV)! Ben, receb ayının tümünü oruçlu geçiremem Buna gücüm yetmez
Bunun üzerine, Rasulüllah (SAV) Efendimiz şöyle buyurdu:
- "O halde, ilkinden bir gün, ortasından bir gün, sonundan da bir gün tutarsın Böyle ettiğin takdirde, ayın tümünü oruçlu geçirmiş olursun
Zira, yapılan iyilikler on misli sevap getirir
Ancak, siz, receb ayımn ilk cuma gecesini gaflet içinde geçirmeyesiniz O, öyle bir gecedir ki; melekler o geceyi:
- Regâib
Diye anlatırlar Şöyle ki:
O gecenin üçte biri geçtiği zaman; semalarda ve yerlerde ne kadar melek var ise, hemen hepsi, Kâbe ve civarında toplanır
ALLAH-ü Teala (CC) onların hallerine muttali olur ve şöyle buyurur:
- Ey meleklerim! Ne dileğiniz var ise, benden dileyin
Şöyle derler:
- Rabbımız (CC), senden dileğimiz odur ki; receb ayında oruç tutanları bağışlayasın
Onların bu dileği üzerine, ALLAH-ü Teala (CC) şöyle buyurur:
- Bu dileğinizi yerine getirdim"
Rasulüllah (SAV) Efendimiz, daha sonra şöyle buyurdu:
- "Receb ayının ilk perşembe günü oruç tutulmalıdır O günün akşamı cuma gecesi, akşamla yatsı arasında on iki rekat namaz kılmalıdır
Bu namazda okunacaklar sırası ile şunlardır:
a) Bir kere Fatiha suresi,
b) Üç kere Kadr suresi (97 Sure)
c) On iki kere İhlâs suresi
Her iki rekatta bir kere selâm verilir
Bu namazı kıldıktan sonra; bana şu salâvatı yetmiş kere okunur:
- ALLAH'ım (CC), Nebiyy-i Ümmî Muhammed'e (SAV) salât ve selâm eyle (Allâhümme salli alâ Muhammedinin Nebiyyil Ümmiyyi ve sellim)
Bundan sonra, secdeye varmalı ve secdede şu teşbih ve takdis okunmalıdır:
- Tam manâsı ile noksan sıfatlardan münezzeh, pek mukaddes olup meleklerin ve ruhun Rabbıdır (CC) (Sübbuhün Kuddusün Rabbülmelâiketi verruh)
Sonra secdeden başını kaldırır; şu duâyı yetmiş kere okur:
- Rabbım, beni bağışla; merhamet eyle Bildiğin günahlarımdan geç, Sen Aziz'sin, Azam'sın (Rabbiğfir verham ve tecavez ammâ ta'lem feinneke 'Azizül-A'zam)
Bundan sonra, ikinci bir secde daha yapar Birinci secdede okuduğu duâyı aynen okur
Daha sonra, ne dileği var ise, diler ALLAH-ü Teala (CC) onun bütün dileklerini yerine getirir"
Rasulüllah (SAV) Efendimiz, şöyle buyurdu:
- "ALLAH'ın (CC) herhangi kadın veya erkek kulu bu namazı kılar ise, ALLAH-ü Teala (CC) onun bütün günahlarını bağışlar
İsterse, onun günahları deniz köpüğü kadar, kumların sayısı, dağların ağırlığı, yağmurların damlaları, ağaçların yaprakları kadar olsun
Ve, o kimse, kendi yakınlarından yedi yüz kişiye kıyamet günü şefaatçi olur
Kabrine girdiğinin ilk gecesi, bu namazının sevabı kendisine gelir; tatlı dilli, güler yüzlüdür Ona şöyle der:
- Ey dostum, seni müjdelerim, bütün zorluklardan kurtuldun
O kimse, bu gelene sorar:
- Sen kimsin? VALLAHi, senin yüzünden daha güzel yüzlü birini hiç görmedim Senden daha tatlı konuşanı da hiç dinlemedim Senin kokundan daha güzel kokulu birini de koklamadım
Şu cevabı alır:
- Ey dostum ben senin bir namazının sevabıyım Falan sene receb ayının şu gecesinde o namazı kılmıştın
Bu gece sana geldim ki: arkadaşın olayım, yanlızlığını gidereyim, her ne işin varsa, onu göreyim, kıyamet günü sûra üflendiği zaman dahi kıyamet günü toplanılan meydanda sana başının üstünde gölgelik edeceğim
Seni müjdelerim, Yüce Mevlân'dan (CC)sana gelecek hayır hiç eksik olmayacak"
Recep Ayında Duaların Makbul Olduğu
Bilesin ki
Receb ayı, duâların makbul olduğu bir aydır
Receb ayında hatalar bağışlanır
Bundan başka, receb ayında durmadan günah işleyenlerin cezası dahi kat kat artar
Bu manâda gelen rivayet, bize şu raviler yolu ile ulaşmıştır:
Hibetüllah
Kadı Henad b İbrahim Nesefî
Abdülkadir b Ömer Cezerî
Hibetüllah
Muhammed b Ferhan
Muhammed b İbrahim b Yakub
Ahmed b Hüseyin b Said Enbarî
İbrahim bFeraş
Amr b Semûre
Musab Abbas
Asbağ
Benate
Bu râviler, rivayetlerini Hz Ali'nin (KV) oğlu Hz Hasan'a (RA) ulaştırıp şöyle dediğini anlatmaktadır:
- Biz, tavafta idik Bir ara, bir ses duyduk Biri şöyle diyordu:
Ey darda karanlıkta kalanın duâsını kabul eden; Belâya düşen hastaların sıkıntısını gideren Cemaatın, Kâbe ve Harem çevresinde geceledi; ALLAH'ın (CC) gözünde uyku olmaz, duâdır bize düşen Şayet affın, mücrimler üzerinde geçersiz olursa; Kim olabilir asilere gayrı bolca nimet veren
Hz Ali'nin (KV) oğlu Hz Hüseyin (RA) şöyle dedi:
- Babam Hz Ali b Ebi Talib (KV) bana şöyle dedi:
- Ya Hüseyin (RA)! Rabbına (CC) niyazda bulunan ve ona sitem eden kimseyi duydun Onun peşine koş; yetişirsin, al bana getir
O böyle derken, yukarıdaki beytleri sıralayan kimseyi anlatmak istiyordu
Hemen onun peşinden koştum; yetiştim Bir de baktım ki, bir adam
Güzel yüzlü, temiz görünüşlü, iyi giyimli, kokusu güzel bir kimse idi
Ancak onun sağ yanı kurumuştu; o kısmın canı çekilmişti
Ona şöyle dedim:
- Emirülmüminin Ali b Ebi Talib (KV) seni davet ediyor Onun çağrısını kabul et
Sonra, Hz Ali'nin (KV) yanına, huzuruna geldi Gelir gelmez Hz Ali (KV) ona sordu:
- Sen kimsin, neyin var? Buna karşılık şöyle dedi:
- Ey Müminlerin Emiri, haklan yerine getirmediği için cezaya tutulan kimsenin durumu neyse öyle
Hz Ali (KV) tekrar sordu:
- Senin adın nedir?
Şöyle dedi:
- Münâzil b Lahık
Hz Ali (KV) tekrar sordu:
- Başından geçenleri anlat
Şöyle anlattı:
- Ben Arab kabileleri arasında meşhurdum Amma, çalgı ve oyun işleri ile Hep oyunla oynaşla gezer dururdum Gaflet hâlimden hiç ayrılmadım Şu anda tevbe edecek olsam, tevbem makbul olmaz Hatalarımın kaldırılmasını dilesem, makbul olmaz Anlatılan isyan halimi, receb ve Şaban ayında dahi devam ettirdim Benim pek şefkatli bir babam vardı Daima, beni cahilce işler yapmaktan, masiyete dalıp şekavete düşmekten sakındınrdı Daima şöyle derdi:
- Yavrucuğum! Yüce ALLAH'ın (CC) kuvveti kudreti vardır; hatalara ceza vermesi vardır Cehennem azabına sokan Yüce ALLAH'a (CC) asi gelip onun cezasına çarpılma
Mübarek geceler senden daha nekadar şikâyet edecekler Melâike-i kiram, mübarek günler ve geceler senden hep şikâyet etmektedirler
O, bana bu sözleri ısrarla söyledikçe, ben onu dövmeye kalkardım
Bir gün ona, daha fazla sert davranınca, bana şöyle dedi:
- ALLAH (CC) adına yemin ederim ki, artık ben, hiç bozmadan oruç tutacağım Uyumadan namaz kılacağım
Bir hafta oruç tuttu Sonra bir deveye binip hacc-ı ekber günü Mekke-i Mükerreme'ye gitti
Giderken de şöyle dedi:
- ALLAH'ın (CC) beytine gideceğim Senin için, ALLAH'tan yardım dileyeceğim Ve, hacc-ı ekber günü, Mekke-i Mü-kerreme'ye gitti; Kâbe'nin örtüsüne sarıldı, bana şöyle bedduâ etti:
Ey Yüce (CC)! Sana gelir hacılar uzak illerden; Üstün lüftunu ister, daim, sen Vahid Samed'den Babalık hakkımın alındığı makam burası; Babalık hakkımı alırsın ya Rahman bebemden Kurut artık onun bir yanını sen kereminle; Ey pek Mukaddes doğmaktan ve çocuk edinmeden
Daha sonra durumunu şöyle anlattı:
- Semayı yükselten, yerden su kaynatan Yüce ALLAH (CC) hakkı için yemin ederim ki; babam daha sözünü bitirmeden benim sağ yanım kurudu Harem-i Şerifin bir köşesine bırakılan bir ağaç gibi kaldım
Sabah akşam, halk benim yanımdan geçerler ve birbirlerine şöyle derlerdi:
- İşbu kimse, babasının bedduâsına uğrayan kimsedir Hz Ali (KV) ona tekrar sordu:
- Seni bu durumunda gördükten sonra, baban ne yaptı? Şöyle anlattı:
- Ey Müminlerin Emiri, sonra benden hoşnut oldu Bunun üzerine, kendisine şöyle dedim:
- Bana bedduâ ettiğin yerde, duâ et; ALLAH (CC) beni iyi etsin
Benim bu dileğimi kabul etti Kabul edince, onu bir deveye bindirdim Yola çıktık Erâk vadisine geldiğimiz zaman, ağacın birinden bir kuş uçtu Uçan bu kuş deveyi ürküttü; babam da ürken deveden düşüp yolda iken öldü
Bunun üzerine, Hz Ali (KV) ona şöyle dedi:
- Rasulüllah (SAV) Efendimizden duyduğum bazı duâlar var; onları sana öğretmemi ister misin? Derde düşen her kim o duâları okusa derdinden kurtulur Sıkıntıda olan her kim o duâları okusa, ALLAH sıkıntısını giderir
Bu kere o kimse:
- Olur; öğret
Deyince, Hz Ali (KV) duâları kendisine öğretti O da, o duâları okuyunca, hastalığından kurtuldu Ertesi gün, sağlam olarak yanımıza geldi
Sonra ben o kimseye sordum:
- O duâyı nasıl okudun, okuyunca neler oldu; anlatır mısın?
Şöyle anlattı:
- Gözler uykuya daldıktan sonra; ayık kimse görmedikten sonra o duâyı birinci, ikinci ve üçüncü kere okudum Üçüncüden sonra bana şu nida geldi:
- ALLAH (CC) sana yetişir; sen Yüce ALLAH'a (CC) en büyük ismini vesile ederek duâ ettin Kim o ismi vesile edip duâ etse, makbul olur Kim o duâları vesile edip bir şey istese kendisine verilir
Bundan sonra, beni bir ağırlık bastı; uyudum Rüyamda Rasulüllah (SAV) Efendimizi gördüm O duâyı, kendisine arz ettim, bana şöyle buyurdu:
- Emmim oğlu Ali (KV) doğru söylemiş Zira, o duâda, Yüce ALLAH'ın (CC) en büyük ismi vardır Onunla kim duâ etse, duâsı makbul olur Onu okuyup kim bir dilekte bulunsa, dileği verilir
Daha sonra, beni bir daha uyku bastırdı Rasulüllah (SAV) Efendimizi ikinci kere gördüm
Şöyle dedim:
- Ya Rasulellah (SAV), o duâyı bir de senden dinlemek isterim
Bunun üzerine, bana şöyle okuyacağımı anlattı:
- ALLAH'ım (CC), ey gizlileri bilen, ey semayı kudreti ile kuran, ey izzeti ile yeri döşeyen, ey güneş ve ay celâl nuru ile aydınlanıp her yanı nura boğan, ey her temiz, pâk inanan nefsi kabul buyuran, ey zatından korkanları ve çekinenleri sakinleştiren, ey ihtiyaçlar katında yerine getirilen, ey Yusuf'u (AS) kölelikten kurtaran, ey zatından başka çalınacak kapı bulunmayan, sığınılan arkadaş, bir şey veren vezir zatından başka duâ edilecek Rabb bulunmayan sana dileklerimi bildiririm
O'nun (CC) katına arz edilen ihtiyaçlar nekadar artsa, o kadar kerem ve cömertlik gelir
ALLAH-ü Teala (CC) Muhammed'e (SAV) ve âline (RA) salât eylesin Benim dileğimi yerine getir; sen her şeye kâdirsin
Ve, uykudan uyandığım zaman, her bakımdan kurtulmuştum; tutukluğum geçmişti
Hz Ali (KV) şöyle demiştir:
- Bu duâyı bırakmayınız Zira o duâ, arş hazinelerinden bir hazinedir
Bunun gibi bir rivayet, Hz Ömer (RA) zamanında dahi olmuştur ki:
Anlatılacak olsa şerhi uzun olur
Hâsılı: Hiç bir akıl sahibi; masiyetleri, zulüm yollu edilen haksızlığı, mazlumun bedduâsını küçümsememelidir
Rasulüllah (SAV) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
- "Zulüm, kıyamet günü zulmetler olarak meydana gelir"
Rasulüllah (SAV) Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde ise, şöyle buyurdu:
- "Bir kul, iki elini açıp ALLAH'a (CC) duâ ettiği zaman, onları boş çevirmekten utanır Onun isteklerini dünyada peşin olarak vereceği gibi; onun için âhirette bol sevab vermesi için erteleyebilir"
Bazıları bu manâda şöyle bir şiir söylemiştir:
Dinlersin duâyı hiçe sayarsın;
Sonra sana neler eder bakarsın
Gece oku hedeften şaşmaz lâkin;
Az yol alır, hedefe varır bakın
|