Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: mustafa karataş hakkında...  (Okunma Sayısı 4824 defa)
tanyurd
"YORULUNCAYA KADAR DEĞİL ŞEHİT OLUNCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM"
MODERATÖR
Allah Razı Olsun
*****

Karma: 54
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3963


dünya sürgün yeri bende sürgündeyim


WWW
« : 10 Eylül 2008, 23:42:12 »

Bu gün islam dünyasının başında bulunan bütün dert ve musibetler mensub oldukları muhtşem dini tam olarak, emredildiği şekilde yaşamamaktan, sünnet-i Rasulu bir bütün içerisinde tatbik edememekten kaynaklanıyor.

   Günümüzde bir  düşünce peyda oldu.Bu düşünce şeytanın verdiği bir vesvesenin insan dilinden çıkması olayıdır.Ve bu düşünce ALLAH'ın ve Resulunun emirlerine tamamen aykırıdır.Peki nedir o düşünce?

DIŞ GÖRÜNÜŞLE İŞ BİTMEZ! (MİŞ)
   Kimisi art niyetli, kimisi de yapamadığı bir şeyi yanlış göstermek için bu düşünceyi ortaya atıyor.
   Mesela sünnetlerden bahsederken konu dış görünüşe geldiğinde sakalını jilete vuran, kıravatlı ve son moda ceket pantolon giyen, saçları ojeli hocaefendi hemen atılıyor:
   ''Efendim cübbe ve şalvar giymek ile iş bitmiyor, iyi sen cübbeyi giy yalan söyle, sarığı tak sahtekarlık yap! Bu olmaz.''

   Bir çok yerde duyduğumuz bu sapık düşünceyi Kanal 7 'de Mustafa Karataş adında bir hoca da savunmuş.Cübbeli ve şalvarlıları inciten hocaefendi ne demek istemiş?
   Yani cübbe giyen aynı zamanda yalancı kefesine mi konulmak isteniyor, sarık takan sahtekarlık mı yapıyor?

   Hocaefendi sarıklı ve cübbeli kaç kişiyi tanıyomuş? Kaç tane sarıklının sahtekarlığına şahid olmuş?

HOCANIN GERÇEKLERİ SAKLAYIŞI
   Bir insanın şalvar ve cübbe giymesi o insanın günah işlemesine engelmidir? Peygamber Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem) zamanında bile sahabelerin hata yaptığını hocaefendi veya bu görüşü savunanlar hiç duymamış mı?

   Yani şalvar giyen adam insanlıktan çıkıyor melek mi oluyor? Hayır....O da hata yapabilir.Üzerindeki kıyafet onu günah işelemekten alıkayamaz.
   Diyelim ki yalan alışkanlığı olan bir insan Peygamberin sünneti diyerek sarık sarsa ve bu insan yine yalan söylese, bu adama;''Hem sarık takıyorsun, hem yalan söylüyorsun'' denilebilir mi?
   Yahut bu adama bakarak: ''sarıklılarda hep yalancı oluyor, bunların kalpleri fesat'' denilebilir mi?

   Neden şöyle diyemiyorlar:
   ''Bir insanın içi de güzel olmalı dışıda, müslüman içi ilede dışı ilede Resulullah Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem)'e benzemeli...'' Bunu söyliyemiyorlar.

   Niçin cübbe, sarık ve dış görünüş mevzu bahis olunca hep kalpten bahsediyorlar.Hemen araya kalp meselesini katıyorlar neden? Çünkü kendileri yapamıyorlar....
   Eğer böyle olmasa namazını kılmayan ama oruç tutanlara da şöyle demeleri gerekir: ''Oruçla iş bitmez, hem oruç tut hem namaz kılma! Asıl iş namazdadır.Namaz dinin direğidir.Dinin direğini yıkmışsın oruç tutuyorsun! böyle olmaz...''
Böyle diyen var mı? Yok... Neden? çünkü namaz sadece kendisini ilgilendirir ama dış görünüş, gören herkesi ilgilendirir.
   Bu tesbitlerden, yapılanların kasıtlı bir saptırma olduğunu anlıyoruz....

   İnanarak cübbe ve şalvar giymek, sünnet olduğu için sarık takmak zaten iç alemin temiz olmasının yansımasıdır.

ŞAŞKINLIĞIN HADDİ HESABI YOK!
   Mustafa  Karataş hocaefendi'nin gafları bunlar ile sınırlı değil.Peygamberimizin ''asa'' yani baston sünneti hakkında bakın ne diyor:
  ''Baston köylerde kullanılması gerekir, iti var köpeği var (...) şehirde elinde baston otobüse, metroya binersin yanındaki adamın böğrüne kakılır, şehirde sünnet olmaktan çıkar insanlara eziyet olur''

   Adamlar asa kullanmayı bile kaldırmak için uğraşıyorlar.Neymiş şehirde eza ve cefa olur sünnetten çıkarmış.Baston kullanmasını bilmiyorsan başkasının suçu ne! Senin bastonunun başkasının böğründe ne işi var?

   Hocaefendi'ye sorsak ki;Bu konuda dayanağın nedir? Rasulullah'dan ve hulefa-i raşidinden böyle bir uygulamaya mı rastladın?

   Bu sorular karşısında susacak ve cevap veremeyecektir.

   Sahih bir dayanak demişken Karataş Hocaefendi bir imamdan hikaye aktararak her hocaya inanmayın ve dayanağını sorun, kaynağını sorun demiş.Biz de onu yapıyoruz şimdi ve soruyoruz:
   ''Senin bu fetvalara dayanağın nedir? Kaynağın nedir?''

ERGENEKONCU HOCALAR!
   Bu zamanda kimseye güven olmuyor.Yaşar Nuri ve Zekeriyya Beyaz'ın Ergenekoncu oldukları meydana çıktıktan sonra insanlarımız böyle doğru olmayan fetvalar vererek insanları yanlış yola sevkedenlerin kimliklerinden şüphe ediyor.
   Fatih Sultan Mehmedin aşçısı yahudiydi ve onu zehirledi.Bizim en yakınlarımızda güvendiğimiz insanlar niçin böyle bozuk çıkmasın?
   İslamı tahirf etmeye çalışanları biraz araştırsak kimbilir haklarında ne gibi önemli bilgilere ulaşırız!

DIŞ GÖRÜNÜŞÜN ÖNEMİNİ KAFİRLER KADAR BİLE ANLAYAMADINIZ!
   Bu ''cübbe ve sarıkla iş bitmez'' görüşünü savunanlara diyoruz ki;
   Sizi dış görünüşün, kıyafetin ve kafir milletlere benzememenin ehemmiyetini kafirler kadar da olsa anlayamamışsınız, idrak edememişsiniz.

   Bugün bir bacımız okula başörtüsü için alınmıyorsa bunun ne ile alakası vardır? Bir cübbeli kardeşimizin devlet dairesine girememesini ne ile izah edersiniz?
 
   Siz bir dayanak ortaya atamadığınız halde biz cevap olarak bir deste delil sunarız size.İşte Kütüb-ü sitte'de de geçen bir hadise:

   ''Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHu aleyhi ve sellem) ganimet mallarını dağıttı.Ele geçen ganimetler arasında bir elbise vardı.Onu da bir sahabeye vermişti.Sahabe gitti, giydi ve geldi.Sahabeyi gören Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem) elbiseyi çıkarmasıı emretti.Sahabe ''Ama Ya ResulALLAH bunu bana siz vermiştiniz'' deyince Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem):
   ''Ben sana onu kafirlerin giydiği şekilde giymen için vermedim, onu çıkar ve yak!'' buyurdu...

   Alimler bu hadisden yola çıkarak bir fetva ferirler ve ''Kafirlerin yaptığı kumaşı giymek caiz, onlar gibi giyinmek ise caiz değildir'' derler.

   Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem) tahrifçilerin iddialarını nasıl çürütüyor! Demek ki bir müslüman dış görünüşü ile de kafirlere benzemeyecek.

   Bu tesbitlerden sonra hocaefendi kendisini nasıl savunur bilemeyiz ama bildiğimiz bir şey var:
   Bazı insanlar ya yapamadıkları için, ya da kasıtlı olarak dinimizi tahrif etmek, bizi Resulullah Efendimiz (sallALLAHualeyhivesellem) (sallALLAHualeyhivesellem)'in sünnetinden ayırmak istiyor.Ve bu insanlar kitle iletişim araçları ile insanlara çok kolay ulaşıyor.

   Biz inanıyoruz ki gerçek bir alim eğer bir şeyi yapamasa bile ona bahane aramaz.Gerçekleri söyler ve ''olması gereken budur ama biz yapamıyoruz, keşke yapabilsek'' diyecek cesareti gösterir.
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2008, 23:46:33 Gönderen: tanyurd » Logged


umeyye28
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 11 Eylül 2008, 00:17:57 »

Karataş efendinin söledilklerini yakın çevremde de duyuyorum ve yazık diyorum. Ve ciddiye almadığımı da belirteyim. paylaşımın için saol kardeşim.
Logged
tanyurd
"YORULUNCAYA KADAR DEĞİL ŞEHİT OLUNCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM"
MODERATÖR
Allah Razı Olsun
*****

Karma: 54
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3963


dünya sürgün yeri bende sürgündeyim


WWW
« Yanıtla #2 : 11 Eylül 2008, 01:30:38 »

sizde sağolun İNŞALLAH.
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: