Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: ***SAKAL***  (Okunma Sayısı 1399 defa)
Sehidler Tugayi
http://img389.imageshack.us/img389/1412/y1pwk8bkqh3cf5a5ntih57chi1.gif
Hizmet Ehli
***

Karma: 14
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 498


http://img225.imageshack.us/img225/8004/wiederbeli


« : 02 Aralık 2008, 21:19:39 »

SAKAL

(Sünen'ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5043)
“İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu); Rasûlullah'a isnad ederek:
- Son zamanlarda sakallarını (güvercinlerin gerdanı gibi) siyaha boyayanlar cennet kokusunu alamazlar.” dedi.[20]

(Kimya-yı Saadet, s.117-118)
Sakal bırakmada on şey mekruhtur:
1-) (Sakalı) Siyaha boyamak; Çünkü hadîs-i şerîfte: “Sakalını boyayan cehennemliktir. Boyayan kâfirlerdir. Bunu en önce yapan Firavun'dur.”[21]buyuruldu…(Sakalını kına ile boyamak iyidir.)
İbn-i Abbas (RadiyALLAHu anhu bildirdi: Peygamber Efendimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) buyurdu ki:
“Ahir zamanda bazı insanlar olur ki, sakalını siyaha boyarlar. Onlar cennet kokusunu duyamazlar.”[22]
2-) Kırmızıya veya yeşile boyamaktır. Fakat bunu muharibler yapıp düşmanları yıldırmak, onlara zayıf ve ihtiyar görünmemek için olursa, sünnettir. Bu maksatla âlimlerden bazıları da siyaha boyamıştır. Fakat bu niyet olmazsa gene aldatmaya girer.[23]
3-) İnsanların ihtiyar zannetmeleri ve hürmet etmeleri için, sakalını kükürtle beyaza boyamaktır.[24] Bu da aptallıktandır. Çünkü hürmet, ihtiyarlığa veya gençliğe değil, ilme ve akla gösterilir. Enes (RadiyALLAHu anhu) buyuruyor ki; “Rasûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) vefat edince, bütün sakalında yirmi tane beyaz kıl yoktu.”
4-) Sakalından beyaz kılları koparmak, ihtiyarlıktan utanmaktır. Bu u Teâlâ'nın kendisine verdiği nurdan utanmasıdır. Bu da cahilliktendir.[25]
5-) Yeni delikanlı olmuş ve yüzünde henüz sakal bitmemiş gençlere benzemek için sakalını kazımak veya sakalı olmayanın, seyrek olanın sakalım çıksın diye sakalını kazıması. Bu dacahilliktendir.
Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem), sakalı seyrek olan bir adamın sakalına bakıp gülüyor. Adam, Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem)'i sakalının azlığına güldü zannedip sakalını usturaya veriyor. Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) adamı o vaziyette görünce bu defa ağlıyor. Adam:
- Yâ Rasûlullah! Biraz evvel sakalımın azlığına bakıp güldün. Şimdi ise sakalımın traş olmasına niçin ağlıyorsun? deyince Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem):
- Senin sakalın azdı, seyrekti. Melâikeler sakalını kapışıyorlar, bölüşüyorlardı. Ona güldüm. Traş olunca, o melâikeleri yaralanmış gördüm. Ona ağlıyorum.” buyurdu. Aslında melâike onunla yaralanmaz ama u Teâlâ o sakalı kazıtmanın kötü olduğunu, bir daha böyle bir şey yapılmamasıgerektiğini anlatmak için Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem)'e öyle gösterip,Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) vasıtasıyla ikaz ediyor. Az, seyrek sakalı olanın, sakalıma veya bana gülecekler diye sakal bırakmaması, kazıması o da cahilliktendir.

u Teâlâ'nın melekleri vardır. Şöyle tesbih ederler: «Sübhâne men zeyyene'r-ricâle bi'l-lihyi ve'n-nisâe bi'z-zevâibi». Manası: “Erkekleri sakalla, kadınları saçlarla süsleyen u Teâlâ bütün ayıp ve kusurlardan münezzehtir.” demektir.
6-) Kadınların gözüne güzel görünmek için, sakalını makasla güvercinin kuyruk tüyleri gibi kesmek.[26]
7-) Salihlerin, Evliyanın yaptığından fazla olarak, saçın sakala karışan kısmını ve kulaklar üstündeki zülüfleri uzatmak.
8-) Gözünün siyahlığı veya sakalının beyazlığı ile gururlanmak u Teâlâ, kendini beğenenleri sevmez.
9-) Sünneti yerine getirmek için değil, insanlar görsün diye taranmak.
10-) İnsanların, kendisini zahid ve sakalı ile meşgul olacak vakti yok sanmaları için sakalını taramamak.[27]

(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2122)
Manâ'sı: “Ebû Katâde (RadiyALLAHu anhu):
- Ey 'ın Rasûl'ü dedim. Benim omuzlarıma kadar dökülen (gür) saçlarım var. Tarayıp, tanzîm edeyim mi?
- Evet, ona ikramda bulun! dedi.
Râvi der ki:
- Ebû Katâde “Ona ikramda bulun” sözü ile günde iki sefer (bakım yapar ve) saçlarını yağlardı.[28]

(Sünen-i ibni Mâce, Cild 9, Hadîs No: 3631)
“(Ebû Tâlib'in kızı) Ümmü Hâni (RadiyALLAHu anhu) şöyle de-miştir:
- Rasûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem), Mekke'ye dört gadiresi (saçı dört örgülü, belikli) olduğu halde girdi. Ümmi Hani, (gadire ile) saç örgülerini kasteder.”

(Sünen'ün Neseî, Cild 7-8, Hadîs No: 5033)
“Ziyad ibn-i Husayn babasından naklen anlatıyor:
- Medine'de Rasûlullah'ın yanına gittiğimde bana “Yanıma yaklaş” buyurdu. Yanına yaklaşınca elini saçımın örgüsünün üzerine koydu, saçımı okşadı, bana dua etti.”

(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2136)
“Abdullah ibn-i Amr ibn-i As (RadiyALLAHu anhu) anlatıyor:
- Rasûlullah (SallALLAHu aleyhi vesellem) sakalından enine ve boyuna alırdı.”[29]

Bilâl Babam:
- Sakalın kısası verâ noksanlığı getirir. Uzunu da akıl noksanlığındandır, buyurdu. Sakalın; yüzün etini örtecek kadar olanı yine sakaldır. Bir günlük ay gibi (Ayın bir günlüğüne de on beş günlüğüne de ay denir) şahadet parmağını alt dudak kırmızısına koyar. Ondan artan sakalı kesersin. Ondan fazlası ve kısası yine sakaldır. Dört parmak uzunluğundaki sakal normal sakaldır. On beş günlük ay gibidir.

(Kütüb-i Sitte, Cild 7, Hadîs No: 2124)
“Atâ ibn-i Yesâr (Rahimehullah) anlatıyor:
- Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem) Efendimiz Hz.'-nin yanına saçı, sakalı karmakarışık bir adam gelmişti. Peygamberi-miz (SallALLAHu aleyhi vesellem) Efendimiz Hz. ona (eliyle) işaret buyurarak, sanki saçını islâh etmesini emretmişti. Adam bunu yapıp sonra tekrar geri geldi. Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesellem):
- Şu hal sizden birinizin tıpkı bir şeytan gibi başı (ndaki saçlar) karma karışık vaziyette gelmesinden daha hayırlı değil mi? bu-yurdular.”[30]
Saçı, sakalı yıkayıp, tarayıp güzel bir şekilde olmamız çok iyidir. Bir hadîs-i Şerîfte de Peygamberimiz (SallALLAHu aleyhi vesel-lem: “u Teâlâ'nın bazı kulları; u Teâlâ'ya çok sevgilidir. Görünüşü, üstü başı kirli, tıraş olmamış, hiç kimse kendine kıymet vermiyor. Fakat u Teâlâ yanında o kul çok sevgilidir.”[31] buyuruyor.
Bunlar terk-i dünya etmiş, gözünde dünya kalmamış, gözü yaşlı, kalbinde u Teâlâ'nın sevgisinden ve korkusundan başka bir şey olmayan çok fakir kimselerdir. Halka her sözü u Teâlâ' dan ve Peygamberden söyler.
Dünyanın hepsi kendinin olsa, zerre kadar sevinmez. Hepsini ziyan etse (kaybetse) üzülmez. Bazısı seyyah gezer; bazısı hasta veya çok ihtiyar olur. Hiç kimse kendilerinden bir büyüklük ummaz. Görünüşü hor, harap (perişan)dır. Ama u Teâlâ yanında çok büyük ve sevgilidir. Halka göstermek, beğendirmek için onlardanmış gibi saçı dağınık, karmakarışık olmak, gösteriş yapmak çok kötüdür. Böyle olanlar kibirden çok sakınmalıdır. Gönül enginliği (tevazu) olmalıdır. O da sırf u Teâlâ'ya beğendirmek için olmalıdır. Temiz, şık giyinmek, gezmek, kibar konuşmak, kendini beğenmek başkalarını beğenmemek insana kibir, gurur, ahlâk-ı zemime getirir. Bunlar u Teâlâ'nın en sevmediği ahlâktır. Bu gibiler gönlü engin olmalı, övünmeden, gösterişten çok sakınmalıdır. Kendisi (dışı) temiz, abdest, namaz, ibadet, taat, hepsi İslâm'a uygun ama içerisinde kibir, ucup, riya, ahlâk-ı zemime var. Bu da çok kötüdür. Her ikiside şeytanın büyük tuzağıdır. u Teâlâ muhafaza etsin. Bunların hakkında âyet, hadîs çoktur. u Teâlâ cümlemizi esirgesin, iyi ibadet yapmak nasip etsin. (Amin)

Gündüz yapacağı nafile ibadette halka gösteriş olabilir; bu i-badeti gecenin üçte biri kalınca kalkıp o zaman yapmak en iyisidir. Hacc'ın en makbûlü ihramda en uzun süre kalmaktır. İhramda kaldığı müddetçe tıraş olamaz, tırnak kesemez, vücudundan bir kıl kopacak diye sakalını, saçını tarayamaz. Görünüşte pejmürde (perişan), kirli durumda olur. İşte hacc'ın en makbûlü budur. Bu hâl ol-mayınca yani ihrama girmeden hacc zaten olmaz. Bunun karşılığı üstü, başı kirli; saçı-sakalı birbirine karışmış, traş olamamış bakımsız, ihtiyar, fakir ama kalbinde u Teâlâ'nın sevgisi, korkusu tam dolu bunu u Teâlâ'dan başka kimse bilmiyor. u Teâlâ'ya tam hakkı ile sevilmiştir. “u Teâlâ'nın evliyaları vardır, kubbeler altında gizlidir. Onların evliya olduğunu u Teâlâ' dan başkası bilmez.”[32]
Logged

***MiNELLAHi VALLAHU ALiMUN HAKiM***
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: