ikrami
Moderator
Allah Razı Olsun
   
Karma: 18
Offline
Mesaj Sayısı: 1220
|
 |
« : 13 Ağustos 2009, 17:52:38 » |
|
DÜNYA üzerindeki Müslümanların durumu şu anda parlak değil. Bin çeşit tefrika, nifak, şikak, çekişme, tepişme içindeler. İslam alemi geri kalmış, siyasi ve iktisadi hürriyetlerini yitirmiş; sadece petrol gelirlerini bile onu müreffeh (refahlı) bir şekilde yaşatabilecekken, ondan da yararlanamıyor. Müslümanlar örs ile çekiç arasında kalmışlar. Bir yanda dış düşmanlar, öte yanda iç düşmanlar. Bu karanlık tablo içinde yine de ümit verici gelişmeler var. İşte, en ufak bir uyanışa, kalkınışa, doğruluşa meydan vermemek için İslam`ın Müslümanların ezeli düşmanları Tevhid Ehli`ni büsbütün parçalamak, şaşırtmak, daha fazla bağımlı ve köle haline getirmek için şeytani planlarını tatbike başlamışlardır. Ta ki, bir uyanış olmasın, ta ki, Müslümanlar bir daha bellerini doğrultamasın.
Birleşik Orta Doğu Projesi bu maksatla ortaya çıkartılmıştır.
Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü safsatası bunun için hazırlanmıştır.
İslam dünyasını kasıp kavuran dinde reform, dinde yenilik, dinde değişiklik rüzgarlarını hep karanlık mihraklar üflemektedir.
İslam dünyasını büsbütün köle ve bağımlı yapmak için geliştirilen planlar nerelerden kaynaklanıyor?
-Bu işin başında İsrail ve dünya Siyonizmi vardır.
-ABD`deki fanatik, agresif, militan Evangelist iktidar vardır.
-Papalık vardır.
-Uluslararası Farmasonluk vardır.
Hıristiyanlardan ve Yahudilerden İslam`a ve Müslümanlara aşırı düşmanlık yapmayanlara bir şey dediğimiz yoktur. Bugün ABD halkının yarısından fazlası Bush rejimine karşıdır. Birkaç ay önce yazmıştım, Kapalıçarşı`da karşılaştığım bir Amerikalı Hanım şöyle demişti:
-Amerikalıyım demeye utanıyorum da Kanadalıyım diyorum...Bugünkü rejimin çirkin işleri yüzünden...
Yahudilerin içinde Naturei Karta ismini taşıyan bir cemaat var. Onlar Siyonizme ve İsrail devletine karşıdır. Filistin Filistinlilerindir diyorlar, Yahudi devletinin yıkılmasını istiyorlar. Niçin? Çünkü kendi dinlerine göre dindar Yahudilerdir. Siyonizmin ve İsrail`in kuruluşunun Tevrat`a aykırı olduğunu biliyorlar. Yazık ki, bunlar küçük bir azınlıktır.
İslam dünyasını bölmek, parçalamak, daha da köleleştirmek isteyen düşmanlar, bu işi doğrudan doğruya yapamayacakları için, birtakım sözde Müslümanları kullanıyorlar.
Kelimeye dikkat buyurunuz: K u l l a n ı y o r l a r...
Bu iş için çok büyük paralar harcıyorlar, yekun olarak milyarlarca dolar dağıtıyorlar.
Tarihin her devrinde birtakım yarı mühtediler, bozuk Müslümanlar para karşılığında doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ihanet etmişlerdir.
Size Buhari`de bulunan bir hadisten bahs etmek istiyorum:
Resul-i Kibriya Efendimiz(Salat ve selam olsun O`na) `Otuz kadar Deccal ve kezzab çıkmadıkça Kıyamet kopmaz...` buyuruyorlar. Kezzab çok yalancı demektir. Hadisin devamında `Bunlar, ya Tanrı olduklarını, yahut Peygamber olduklarını iddia ederler...` ibaresi yer almaktadır.
Zamanımızda böyle Deccaller ve Kezzablar var mıdır?
Vardır, vardır, vardır...
Her aklı başında Müslüman bir an bile hatırından çıkartmasın ki, şu anda dinimizi bozmak için bir sürü fesat komitası gece gündüz var güçleriyle çalışmaktadır.
Zengin Türkçe`de `tağşiş-i ezhan` terimi vardır. Zihinlerin karıştırılması demektir. Ülkemizde iyi bir din tahsili görmemiş milyonlarca Müslüman bazı temel konularda aldatılmak isteniyor.
Bu konulardan biri Sünnet meselesidir.İlhamlarını Rahmani kaynaklardan almayan bazıları `İslam`ın bir tek kaynağı vardır, o da Kur`an`dır;Sünnet kaynak değildir, hadisler kaynak değildir` diyorlar veya buna benzer şeyler konuşup yazıyorlar.
Sünnet elden gitti mi, hadisler inkar edildi mi din de elden gider. Bugün öyle `Yerli oryantalistler` zuhur etmiştir ki, bu adamlar mütevatir hadisleri bile inkara cür`et etmektedir. Mütevatir hadisleri müteammiden inkar edenin kafir olmasından korkulur.
Bir buçuk asırdan beri Batılı oryantalistler Sünnet`i yıkmak, hadisleri çürütmek için çalışıyor.
İslam ne demektir?
Hazret-i Muhammed`in aleyhisselam, ALLAH katından getirdiği dindir. Aradan Peygamberi çıkarttınız mı İslam kalmaz.
Peygamber Kur`an`ın en birinci, en büyük, en baş yorumcusudur.
Peygamber Kitabullah`ın en güzel uygulamasını ortaya koymuştur.
Peygamber, ALLAH`ın insanlara gönderdiği en güzel örnek ve modeldir.
Müslümanlık, Hazret-i Muhammed`e iman etmekle olur.
Şu dünyadaki 72 millet ALLAH`a inanmaz değil; Müslümanlarla kafirlerin aralarını ayırt eden Hz.Muhammed`e olan imandır.
Hazret-i Muhammed`e iman eden O`nun Sünnetini kabul eder.
Peygamberi tasdik eden O`nun mütevatir, sahih hadislerini de kabul eder, onları din kaynağı olarak kullanır ve hayatına uygular.
Peygamberi hafife alan, Sünneti inkar eden, hadisleri reddeden bir kimse asla din hocası olamaz. Böyleleri eski tabirle müsteşrik, yeni tabirle doğubilimci veya oryantalisttir. Böyle adamlara din konusunda itimad edilmez, onlara fetva sorulmaz.
Bin dörtyüz küsur yıllık İslam tarihinde daima bir ana cadde olmuştur. Peygamber bu ana caddeye `Sevad-ı a`zam` (büyük karaltı) diyor. İçinde büyük karaltı tabiri geçen hadis şudur:
`Ümmetim içinde ihtilaf çıktığı zaman siz büyük karaltıya tabi olunuz (uyunuz, onun içinde bulununuz).`
Büyük karaltı ne demektir?Büyük topluluk demektir.
Bu topluluk bin dörtyüz yıldan beri Ehl-i Sünnet ve Cemaat topluluğudur. Sünnet`i ve hadisleri inkar edenler Ehl-i Sünnet`in dışına çıkmış olurlar.
Bazı İslamcıların ilhamlarını Kitabullah`tan, Peygamber Sünneti`nden, Salih Seleflerin talimatından değil; Amerikalılardan, İsrail`den, AB`den, gayr-i müslim oryantalistlerden aldıklarını üzüntü ile görüyoruz.
Kur`an ne diyor?
Peygambere iman edin...Peygambere itaat edin... Peygamberi dinleyin... Peygamberi koruyun... Peygamberi örnek ve model olarak alın... diyor.
Bir Müslüman, Peygamberi canından, çoluk çocuğundan, malından daha fazla sevmezse, Peygamber onun için yaratıkların en sevgilisi olmazsa o kişi kamil mü`min, gerçek Müslüman olamaz.
Bırakınız mütevatir ve kuvvetli hadisleri, ahlaka ve fazilete dair zayıf hadisler bile Müslüman tarafından kabul edilmeli ve gerekleri yerine getirilmelidir.
Bir örnek vereyim:
Diyelim ki, namazın kılınması konusunda zayıf bir hadis var. Müslüman bunu red mi edecektir? Hayır!.. Reddetmeyecektir. Çünkü bu hadis, zaten Kitab ile, mütevatir ve sahih hadislerle müeyyed bir hadistir. Onun zayıflığı manasında değil, bize ulaşma şeklindedir. Onunla da amel edeceğiz.
Ancak, Kitaba ve Sünnet esaslarına aykırı bir hadis olursa onu kabul etmeyiz.
Sevgili Müslümanlar!
Şimdi beni iyi dinleyiniz:
Ahir zaman fitnelerinin fırtınaları içinde bocaladığımız şu devirde, Müslümanların başına büyük bir çorap örülmektedir.Lafı eveleyip gevelemeden arz edeyim:
-Müslümanların can düşmanı agresif Evangelistler, yine agresif Siyonistler, misyonerler ve bilumum İslam düşmanları alem-i İslam`ın başına, kendilerine itaat edecek ehli (evcil), ılımlı, uysal bir halife seçmek üzere gizli hazırlıklar içindedirler.
Bu sahte halife:
-Hazret-i Muhammed`i inkar eden, O`na yalancı diyen, Kur`an`ı inkar eden, O`na insan düzmesi kitap diyen, İslam`ı inkar eden kafirleri de ehl-i necat ve ehl-i cennet olarak ilan edecektir.
-İslam dininin, ALLAH katında tek geçerli din olduğunu inkar edecektir.
- Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü ile yeryüzünde evrensel bir barış kardeşlik (!) havası estirecektir.
-Müslümanları büsbütün tutsak etmek için hazırlanan projeleri, Evangelistlerin ve Siyonistlerin direktifleri ışığında ve onların gözetiminde uygulamaya koyacaktır.
Evangelistler ve Siyonistler,İslam dünyasının başına böyle evcil, ılımlı, diyalogçu, hoşgörülü, uygar, komilfo (gerektiği gibi) bir halife geçirebilirler mi?
Böyle bir halifeyi İslam dünyası kabul etmez. Bunda hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Büyük fitneler ve fesatlar zuhur edecektir.
Mehdi`nin zuhuru, İsa aleyhisselamın nüzulu zamanı yaklaşmıştır. Hz.İsa nüzul etmeyecektir diyenler mi var?.. Peki, bu konudaki yüzden fazla hadis ne oluyor? Yirminci asrın büyük Ehl-i Sünnet alimi Düzceli Zahid Kevseri hazretleri Hz.İsa`nın nüzulu ile alakalı kitabında bunu inkar edenin dinden çıkacağını söylüyor.
Sahte halife ahir zaman fitneleri içinde agresif İslam düşmanı Evangelistlerin ve Siyonistlerin safında olacaktır. Onun taraftarları da... Onların Mehdi ordularıyla çarpışmaları da düşünülebilir.
Ne kötü bir saf seçmişlerdir onlar!
|