Mahmud Efendi (ks) hz Rabıta sohbeti

(1/1)

ikrami:
Mahmud Efendi (ks) hz Rabıta sohbeti

Mevla teala hazretleri hakkında ne kadar malumat (bilgi) edinirsek,o’nu o kadar bilmiş oluruz. “Mevla Teaala’nın en güzel isimleri
zat’a delalet olur.”

Esma-i hünsa: En güzel isimler ki,Mevla teala’nın doksan dokuz ziyade güzel isimleri vardır.sure-i Araf ta burulduğu üzere:

“Esma-i hünsa (en güzel isimler) ALLAH’ın dur. O halde ALLAH’a bu isimlerler dua edin”

Ebu hüreyre r.a dan rivayet olunan bir hadis-i şerifte şöyle buyrulur:

“ALLAH’ın doksan dokuz,yüzden bir eksik adı vardır.kim bunu sayarsa (ezberler,okur,onlardan örnek alırsa)cennete girer”.Her gün okursan cennete girmeni kuvvetlendirmiş olursun.

Mevla teala’nın doksan dokuz ziyade güzel isimleri,Mevla’nın Zatına delil,yani ulaştırıcı olurlar.Kimi ulaştırıcı olurlar?Zat’ı pak,i sübhaniyeye ulaşmak isteyeni.peki nasıl ulaştırırlar? Her kim bu doksan dokuz ismi rabıta üzere söylerse(zikrederse) Mevla’nın Zatına ulaşır.

“(Esma-i hüsna’nın kimisi de Mevla teala’nın fiillerine gaye olur”

Yani esma-i ilahiyyenin (isimlerinin) bazısı zat’ı pak-i sübhaniyeye delalet eder,bazısı da fillerine gaye olur.Mesela:ALLAH ism-i şerifi zatına delalet eder.RAHMAN ism-i şerifi ise mahlukatına iyilik işine gaye olur.yani ALLAH-u tealâ rahmet etti:rahmetten gaye iyilik olduğu için o gaye olur.

Bizler,elbisesi yıpranmış,yüzü solmuş bir fakir,bir yetim görsek,kalbimize merhamet duygusu gelir-içimizde yardım etme arzusu uyanır,imkanımız varsa, yardım eder,himayemize alırız,bizim acımamız böyle olur.

Mevla teala ise,doğrudan doğruya iyilik yapar,o kimsenin ihtiyaçlarını giderir,bizim kalbimize gelen acıma hissi de Mevla’dandır.

“Mevla teala’nın kimi isimleri de nihayette sıfatına delalet eder”.

Halik,Razık isimleri anıldığı vakit Tekvin sıfatı hatıra gelir,çünkü icat eden o sıfattır.
Mesela:tekvin sıfatı sıfat-ı subutiyedendir.onun kollarıda,ihya

(diriltmek),imate(öldürmek)tahlik (halk etmek),terzik (rızıklandırmak) dır.tekvin sıfatı Mevla’nın zatına dayanır,ihya ise,Mevla teala’nın sıfat-ı subutiyesinden olan tekvin’ e dayanır,ona delalet eder.

“her ne kadar ihya,imate,tahlik,terzik isimleri,tekvin’e kadar getiriyorsa da,sonunda onlarda Zatı düşündürüyorlar”.

Bu.”tarikata girdiniz,letaifleriniz seyr-i sülük vasıtasıyla esma ve sıfatın zilal dairesine,oradan da esma ve sıfat dairesine geldi.Orada durmayın!Birinci,ikinci,üçüncü,asıl dairelerine geçin,zat’ı pak-i Süphaniye ye gelin”.demektir.

Mesela:Fatih Sultan Mehmet hayatta olsa da,Van’da bulunsa,sen Van dan daha yakın bir yerin valisine varsan,Sultan Fatih’in yanına gitmiş olurmusun?Valinin yanından geç, Fatih’e ulaş.

Salik,seyr-i sülük ede ede,esma sıfatın zilal dairesine oradan da esma sıfat dairesine uruc eder (yükselir).O makamda Zat-ı pak-i sübhaniyenin tecellileri arada sırada vaki olur.

Neticede hem Zatın,hem de sıfatın tecellilerine mahzar olur ki, bu:”kab-ı kavseyn”dir.Yani sıfat ile Zat yayı.Bu makamdan sonra uruc vaki olursa ALLAH’ın fazlı ile salikin (kişinin) nazarında isim ve sıfat tamamıyla örtülür,müşahedesinde ve düşüncesinde zat’tan gayri bir şey kalmaz.

Her ne kadar mevcut (var) olsalar da onun müşahedesine gelmezler.Bu halde iken:”ev edna” (daha da yakın)sırrı zuhura gelir iki yaydan da bir eser kalmaz.

Niyazi mısrii k.s bu hususu şu beyitleriyle ne güzel açıklıyor:

“kÂbe kavseyn’e varır gelir gemiler,
Ev Edna’nın bahrine herkiz gemi salınmaz.
O derya ya dalmaçün can terkin urmak gerek,
Can terkini urmadan o derya ya dalınmaz”.

Mevla teala,bir ayet-icelilede şöyle buyuruyor:

“ALLAH’a firar ediniz”. (zari at süresi:50 den)

ALLAH-u teala hazretleri esma ve sıfatlarıyla bile kalmanızı istemiyor da,bağlarda,bahçelerde,tarlalarda,dükkanlarda,televizyon ile video başlarında kalmamızı hiç ister mi?Vay bize vay neredeyiz?

Bir çantanız olsun içerisinde kur’an-ı kerim,mektubat,risale-i kutsiye defter,kalem koyun ve bu çantanızı devamlı her gittiğiniz yerde sizin yanınızda bulunsun


ihvanlardiyari..com alıntı

Navigasyon

[0] Mesajlar