Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN  (Okunma Sayısı 489 defa)
turbey_01
Okur-Yazar
*

Karma: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 89



« : 08 Mart 2009, 04:57:00 »




Mevlid,Arapça doğum zamanı demektir.Kameri takvimde ki aylardan Rebi'ulevvel ayının on birinci ve on ikinci günleri arasında ki geceye Mevlid gecesi denir.

Çünkü bu gece,dünyada ki bütün müslümanlara en son peygamber olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'nın (Sallallahu Aleyhi Ve sellem) doğduğu gecedir.
İslamiyette bu gece,Kadir Gecesinden sonra en kıymetli gecedir.

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN…
Logged

ALLAH var,Problem Yok.
Hazal
HAzal
Okur
*

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 22



WWW
« Yanıtla #1 : 08 Mart 2009, 13:35:09 »



MEVLİD KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN İNŞALLAH

KUTLU DOĞUM VE MEVLİD KANDİLİ Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu.
Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü. Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi.
Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler? Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.

(1) Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,

- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu. - "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.

Yahudi, "VALLAHi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum! "Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu.

Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi. Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar.

Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler. Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.

Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler.
Yahudi, "Beni ona götürün" dedi. Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.

Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada, "Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.
Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı.
Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.
"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? VALLAHi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..
Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun.

Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."
Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle: "O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir: "Hem Muhammed gelmesi oldu yakin Çok alâmetler belürdi gelmedin" Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar. Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti.
Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)
Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.
Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü. Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.
Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü. Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak ALLAH'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz. Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir. Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.
SELAM VE DUA İLE
« Son Düzenleme: 08 Mart 2009, 13:37:50 Gönderen: Hazal » Logged
Alemdar
Zengin olmak adam olmak değildir...Adam olmak manen zenginliktir..
Okur-Yazar
*

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 80



« Yanıtla #2 : 08 Mart 2009, 17:16:38 »

8 Mart pazar gününü pazartesi gününe bağlayan gece Mevlid Kandili'dir. Mevlid Kandili Sevgili Peygamberimiz Hz. MUHAMMED Mustafa (s.a.s.)'in doğduğu gecedir. Bu mutlu zaman dilimi, hepimiz için bir bayram gecesidir. Ortaçağın insanlık üzerine çökmüş kâbusu, içleri karartan bulutları, bu gece dağılıp yok olmuş, karanlıklar parça*lanarak, yerlerini bu gece aydınlığa terketmiştir.

Sevgili Peygamberimiz, insanların en cesuru, en doğru sözlüsüdür. En vefalısı, en yumuşak huylusu ve en geçimlisidir. O'nu ilk defa gören heybetinden titrer, birlikte yaşayan gönülden severdi. Zayıfı korur, öksüzü himaye ederdi. Aç olanı doyurur, açığı giydirirdi. İnsan hayatına ve insan haklarına çok değer verirdi. Sağlığını titizlikle korurdu. Sağlığın, insanlara Yüce ALLAH'ın bağışladığı en büyük nimetlerden biri olduğunu söylerdi. Temizdi, temiz olanı yer, temiz olanı giyerdi. Temizliği ve temiz olanları çok severdi. Sözünde dururdu. Yalan söylediğini, va'dini çiğnediğini duyan ve gören olmadı. Üstün başarıları O'nu değiştirmez, üzüntüleri doğru yoldan çeviremezdi. Bağışlayıcı idi. İşkencenin her çeşidini kendisine ve sevgili arkadaşlarına acımasızca reva görenler bile, O'nun bağışlamasına erebilmişti. Uhut'da, o unutulmaz günde mübarek yüzünden kanlar akarken dahi, kimseye beddua etmeyi düşünmedi. Bunu yap*masını isteyenleri;

"Lanetçi olarak değil, rahmet için gönderildim." diye cevapladı. Ve hemen Yüce ALLAH'a yönelerek saldırganlar hakkında: "ALLAH'ım kavmimi bağışla, onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, onlara hakikati göster." diye dua etti.

Mevlid Kandilleri, Hz. Peygamber'e olan sevgi*mizin pekiştirileceği, bu anlayış ve inançla birbirimize karşı olan kardeşlik duygularının güç kazanacağı geceler ve mevsimlerdir. Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar.

"Sizden hiç biriniz beni babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz."

ALLAH Rasûlü'nün bu uyarısı üzerinde durmak gerekir. Bundan, O'nu çok sevmemize ihtiyacı bulunduğu sonucunu çıkarmak, şüphesiz yanlış olur. Hayatını incelediğimiz zaman görüyoruz ki, O'nun bu uyarısı, bizim mutluluğumuzun, kendisini çok sevmemize bağlı olduğu gerçeğinden kaynaklanmaktadır. O, çok sevilecek ki, sevgilerin en yücesine, ALLAH sevgisine erişilebilsin. O, çok sevilmedikçe örnek kişiliğinden yararlanmak mümkün olmayacak, dolayısıyla en yüce sevgiye ulaşmak da imkansızlaşacaktır. Nitekim Yüce ALLAH Kur'an-ı Kerim'inde: "Rasûlüm de ki: Eğer ALLAH'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, ALLAH da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın ." buyurmamış mıdır?

Şu halde ALLAH sevgisine ve hoşnutluğuna giden yol, ALLAH Rasûlü'nün sevgisinden geçecektir. Bu sevgi de sözde kalmayacak, O'nun güzel ahlâkı benimsenecek, bu sevgiye aykırı olan davranışlardan sakınılacaktır. Yalan söylenmeyecek, hile yapılmayacak, kimsenin ırzına, namusuna, malına ve canına göz dikilmeyecektir. İhtikar ve karaborsacılık yapılmayacaktır. Piyasaya hileli mal sürülmeyecektir. Özellikle ihracat yapanlarımız, yabancılara karşı millî itibarımıza gölge düşürecek hilelerden ve hatta dikkatsizliklerden sakınacaklardır. Eksik ölçü ve tartıdan sakınılacaktır. Boğazımızdan geçen lokmaların helali ve haramı mutlaka ayıklanacaktır.

İsraftan sakınılacak, milletin malı kullanılırken ona zarar verilmeyecektir. Birbirimizin kusurları araştırılmayacak, dedikodu yapılmayacak, gıybet edilmeyecektir. İftira yoluna hiçbir zaman başvurulmayacaktır. Düşünce ve kanaatlerinden dolayı kimse kınanmayacak, bütün davranışlarımıza İslâm'ın telkin ettiği hoşgörü anlayışı hakim olacaktır. Devletimize, milletimize, komşularımıza, aile fertlerimize ve kendi kişiliğimize karşı olan görevlerimiz kusursuz bir şekilde yerine getirilecektir. Yoksulların hakkı olan zekat ve sadakalarımızı ve kamu hakkı olan vergilerimizi ödeyeceğiz. Unutulmamalıdır ki, bütün bunlar ve daha niceleri namazımız, orucumuz, haccı-mız gibi Yüce ALLAH'a ve O'nun Rasûlüne olan sevgimizin, "Müslümanlık, güzel ahlâktır" prensibinin gerekleridir. Seven, sevgisinin gereklerini yerine getirmek zorundadır.

"Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet,

Yâ Rab! Mahşerde bizi bu ikrar ile haşret." diyen şair ne güzel söylemiştir.

Binlerce salat ve selâm, doğuşu ile kandiller gibi gönül dünyamızı aydınlatan sevgili Peygamberimize olsun...

Kandil Geceniz mübarek olsun..
Logged


firdevs_i ala
Dua'ya layık
**

Karma: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 115



« Yanıtla #3 : 08 Mart 2009, 19:38:49 »




TÜM MÜMİNLERİN MEVLİD KANDİLİ MÜBAREK OLSUN...
RABBİM BÜTÜN DUALARIMIZI DİLEKLERİMİZİ KABUL ETSİN.BU GÜNÜN ANLAMI BÜYÜK.TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLI VE KUTLU OLSUN

   Hazreti Peygamber'i en iyi bir biçimde tanıtan Kuran'ın, onun hayatını ''yaşanabilir en güzel model'' olarak takdim ettiğini ve kendisinin örnek alınmasını istediğini vurgulayan Bardakoğlu, Hazreti Peygamber'in, ''Bizim içimizden bize gelmiş'' (Tevbe, 9/128) ve ''Alemlere rahmet olarak'' (Enbiya, 21/107) gönderilmiş bir elçi olduğunu ifade etti.

Hazreti Peygamber'in ''İçimizden biri'' olmasının, ''O'nun örnek olmasının imkanına işaret için olduğunu, ancak, örnek almak için örnek alınacak şeyin doğru anlaşılması gerektiğini, doğru bilgi olmadan anlamaktan söz edilemeyeceğini'' kaydeden Bardakoğlu, şunları kaydetti:

''O'nu sevmek ve örnek almak, yalın bir taklit ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi değil, sünnetinin ve siretinin bütün yönleriyle tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılmasıdır. O Rahmet Peygamberi, 'İman etmedikçe cennete giremezseniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız' buyurarak, birbirimizi sevmeyi imanın bir gereği olarak
ifade etmiş, sevgi ve imanı toplumsal barışın temel direği yapmıştır. O, bütün hayatı boyunca, bizlere Yüce Yaratıcı'ya iman edip O'nu içtenlikle sevmeyi, O'na bağlanarak ibadetlerle hayatımızı anlamlı kılmayı, dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına uymayı, zayıf ve muhtaçlara yardım etmeyi, yetim ve kimsesiz çocuklara kol kanat germeyi, herkesin ve her şeyin hakkını gözetmeyi, komşuluk ve akrabalık bağlarına riayet etmeyi, kimseyi kırmamayı, iyilikte yarışmayı, yararlı insan olmayı öğütlemiştir.''

                                                 


Bugün Dünyaya ait lezzetlerin gölgesinde yaşanan bir hayattan uzaklaşıp, Ahirete koşan bir hayat için binlerce düşüncesel ve yaşamsal Hicretlerin kararları doğsun.

 

Kutlu doğumun, ışığı doğsun bugün hayatımıza.

 

Allâh’ım, Kainâta ışık saçtığın, övdüğün, Sevdiğin… Rasulüne, onun ehli beytine, Âli Ashabına, yarattıkların adedince, kelimelerin adedince, sana mağlum olan bütün canlıların aldığı nefesler adedince..., salat ve selam ediyoruz kabul eyle. Bunların mislince Sana Hamd ediyoruz Yarabbi.

 

Sonu Senin Rızana kavuşan aydınlık yolunu bizlere anlatan, öğreten, bu günümüze kadar taşıyan cümle geçmiş Salih Kullarından sen Razı ol yarabbi.

 

Allâh’ım, Bizleri geçmişteki Salih kullarına tabi olanlardan eyle, Bizleri, bizden sonrakilerin tabi olacağı hayırlı ümmetlerden eyle

Logged
Sehidler Tugayi
http://img389.imageshack.us/img389/1412/y1pwk8bkqh3cf5a5ntih57chi1.gif
Hizmet Ehli
***

Karma: 14
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 498


http://img225.imageshack.us/img225/8004/wiederbeli


« Yanıtla #4 : 08 Mart 2009, 19:44:25 »

EsselamuAleykumveRahmetullah
Bismillahirrahmanirrahim
Bir avuc dua, Bir kucak sevgi, sicak Bir mesaj kapatir mesafeleri, birlestirir gönülleri, Bir sicak gülümseme, Bir ufak hediye daha da yaklastirir bizi birbirimize. Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Tüm DUAlariniz daim, kabul olsun. Kalbinizden ALLAH aski, dilinizden ALLAHin adi elinizden ALLAHin kelami yüce KURAN KERiM eksik olmasin.***MEVLiD KANDiLiZ  MÜBAREK OLSUN*** 
                                                                                                                       Sehidler Tugayi

Logged

***MiNELLAHi VALLAHU ALiMUN HAKiM***
umeyye28
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 08 Mart 2009, 21:16:05 »

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: