Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: namazdakı hareketler ne anlama gelıyor?kıyamın ruhu nedır?  (Okunma Sayısı 923 defa)
sözler
Ziyaretçi
« : 13 Mayıs 2008, 23:34:18 »

İnsanın bir bedenî ve şeklî yönü vardır. Bir de ahlakî güzelliklerini, psikolojik yapısını içinde barındıran, ALLAH ve Rasûlü’yle aşkını perçinleyen manevî ve ruhanî bir yönü vardır. İnsanın şekli gözle görülür; görebilen her insan için çaba gerektirmez. Ancak insanın ruhundaki güzellikleri keşfetmek için, özel bir çaba ve emek gerekir. İnsanın güzelliklerini keşfe dalmak için senelerce onunla dost kalmak ya da fedakârane bir şekilde onunla bağlantı kurmak lazımdır. Namazın da canımızdan bir can gibi, herkes tarafından görülebilen bir şekli vardır; bir de derinlerde saklı huşu ve ikâme ile ortaya çıkan bir ruhu vardır. Huşu; gönlümüzü, zihnimizi ve ruhumuzun her noktasını namaza verme, odaklanma halidir. İkâme ise namazı ne dediğimizin ve yaptığımızın şuuru içerisinde dosdoğru bir şekilde kılmak; namazı Efendimiz’in kıldığı şekilde şartlarına uygun ifâ etmektir.
Daha anlamlı ve huşu dolu bir namaz kılabilmek İslam dininde önemlidir. Bu noktada öncelikli tavsiyemiz namazın şeklî yönünün haricinde O’nun ruhu diyebileceğimiz manevî yönünü keşfetmektir. Mevlânâ’ya göre “Namazın özü, ruhun namazıdır. Sûreten ve şeklen kılınan namaz geçicidir, devamlı olmaz. Çünkü ruh, deniz âlemidir, sonsuzdur. Cisim ise deniz kıyısı ve karadır, sınırlı ve ölçülüdür. İşte bu yüzden devamlı namaz ancak ruhun olabilir. Ruhun da eğilmesi ve kapanması (rükû ve secde) vardır; fakat bunları açıkça şekillerle göstermek lazımdır. Çünkü mananın şekille bağlılığı vardır. İkisi bir olmadan fayda vermezler. Kızgınlık, şehvet ve hırs rüzgârları, ancak namazı olmayanlara zarar verir.”

İsmail Hakkı Bursevi’ye göre, gerçek manada namaz kılanlar bu âlemin maverasında Fahr-i Âlem Efendimiz’e uyanlardır. Zira Rasûlullah’a uyma namazda perdesizdir. Vahdet mihrabında imam olan Fahr-i Âlem Rasûlullah Efendimize söz, iş ve hal bakımından tabi olup engelsiz olarak uyanların namazları hakikidir.

“Huzur-ı kalp olmadan namaz olmaz.” Yani âlem-i sırda kalp ALLAH ile beraber olmadıkça hakiki namaza ulaşılmaz.

***

Kıyam, ALLAH’ın huzurunda saygı ile ayakta duruştur

Kıyam, ALLAH’ın huzurunda saygı ve sevgi duyguları içerisinde ayakta duruştur. Rabb’inin davetine karşı kulun davete icabet ederek ayakta O’nun huzurunda duruşudur. Kişi namaza niyetlenerek ayağa kalktığında kalbi, O’nun âlemlerin Rabb’i için ayakta durduğuna şahadet eder. ALLAH’a saygı ve sevgi duygusu kişinin bütün varlığına hâkim olur, her şeyi gözetimi altında tutan ALLAH korkusu ve sevgisi insanı içine alır.

Namaz kılan kişinin ALLAH’ın huzurunda saygı ile durması gereği, “ALLAH’a itaat ederek (gönülden boyun eğerek) ayakta durun (namaza durun).” (Bakara 2/238) ayetiyle vurgulanır. Hz. Peygamber de normal durumlarda namazın ayakta kılınmasını emretmiştir.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: