Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Libya'ya Haçlı-Petrol İşgali!  (Okunma Sayısı 1131 defa)
ekrem
Dua'ya layık
**

Karma: 3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 158


« : 20 Mart 2011, 10:13:38 »

Libya'ya Haçlı-Petrol İşgali!

Şapka iyice düştü kel ortaya çıktı, Kuzey Afrika odaklı Arap ülkelerinde sahneye konulan "Soros kaynaklı" tiyatronun maksadı zaten buydu.
 
Libya petrolüne çöreklenmek..

Fransa hükümet sözcüsü François Baroin, Libya'ya yönelik ilk hava harekatının başlayacağını müjdelerken(!),

"Libya halkının özgürlüğüne ulaşmasına yardımcı olmak, için operasyon yapacağız!!” diyor..

Bu size neyi hatırlatır?!.

ABD'nin Irak'ı “özgürleştirmesini” elbette!!.

Irak petrollerine çöreklenmek için, diktatör Saddam'ın önce sırtı sıvazlanmış, yumuşatılmış(!) Kuveyt'in üzerine sürülmüştü ve tepesine binilmişti!..

Oyun aynı!.. Kaddafi, son yıllarda Batı tarafından kucaklanmıştı.. Önce etrafına ağ örüldü.. Tunus, Mısır konu mankeni olarak kullanıldı!..

***

Oyunu net görelim..

Kaddafi'ye operasyona, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden başlanacağı açıklandı… Irak gibi Libya'ya da Arap hançeri girecek önce!.. Haçlı ittifakı, Fransa, İngiltere, ABD.. Yani petrol teröristlerinin ülkeleri..

K.Irak'ta her türlü oyunun arkasından çıkan Norveç, ”Libya saldırısında ben de varım..” diye ortadadır..

Oyun açık..

***

Hedefteki Libya petrolü.. Oyunu kolaylaştıran da Kaddafi adındaki çılgın diktatör.. Bu akıl hastasının elindeki gücün alınmasının gerekçe gösterilmesi, suret-i hak gerekçe yaratıyor!.. Libya'nın delisi Haçlı'nın işini kolaylaştırıyor!..

Kaddafi, Libya'ya karşı yabancı güçlerin operasyon düzenlenmesi halinde, Akdeniz üzerinde seyreden yolcu uçaklarına yönelik misillemeler yapma tehdidi savuruyor!..

Yani, bu durumda derhal itlafına kimse itiraz etmez...

Saldırıya Rusya, Hindistan, Brezilya, Çin ve Almanya çekimser kaldı..

Libya yıllardır kapısını Batılı sömürgecilere kapalı tutmuştur. Kendi petrolünü kendisi satmakta, buradan saglanan parayla altyapı yatırımlarına hızla devam etmektedir.

Libya'nın yıllık petrol geliri 50 MilyarDolar seviyesine çıkmıştır. Bu sayede ülke hızla gelişmeye başlanmıştır. İnşaat projelerinin büyük bir kısmı Turk İnşaat Firmaları
tarafından yapılmakta, dolaylı olarak, Türkiye'den milyarlarca dolarlık malzeme ihracı sağlanmaktadır.

Lezzetli Libya pastasının diğer büyük dilimi İtalya'nındı. Denizaltı petrol ve gaz boru sistemi ile Libya'nın avrupaya sattığı enerji İtalya üzerinden dağılmaktadır. İtalya ayrıca kaliteli inşaat malzemeleri ile Libya pazarında lider durumundadır. Son yıllarda özellikle telekomunikasyon alanında dünya devi Çin firmaları Libya haberleşme altyapısının donanım ve yazılım ihtiyacını sağlamaktadır. Kore'li ve Hintli firmaların üstlendikleri büyük inşaat projeleri ve Rusya ile yapılan askeri ve demiryolu projeleri de bu resme eklediğimizde, Libya'nın büyük projeleri hakkında genel bir fikir edinmiş oluruz.

Dikkat edilecek olursa, İngiltere, ABD, Fransa bu pastadan hemen hemen hiç pay alamamaktadırlar.

Her ne kadar az sayıda petrol firmaları çölde faaliyet göstermekte ise de çok sınırlı olan bu faaliyetler herşeye sahip olmaya alışkın, doymak bilmez ABD ve İngiliz petrol firmalarını yıllardır rahatsız etmektedir.

BOP'da ikinci perde.. AçılışTunus'la başladı. Çok güzel bir göz boyama. Hiç petrolü olmayan, tarım ve turizm ile geçinen bu kuzey afrika ülkesi başlangıç için ideal bir seçim.

Öyle ya, doğrudan Libya'da böyle bir kışkırtmaya girmek yerine dünya ve Libya kamuoylarını olaya alıştırmak ve ısındırmak lazim. Denilebilir ki, eğer Tunus halkı bu süreci iyi yönetebilir ve hazır bir diktatörden kurtulmuşken ülkeyi düze çıkaracak başarıyı yakalayabilirse, bunu ABD'nin Libya petrolü üzerindeki azgın isteğinde Tunus'a piyon rolü vermesine borçlular. Tunus ve Mısır'daki olaylar kamuoyunu öyle alıştırdı ve ısındırdı ki, evet artık Libya'ya sıra gelebilirdi.

Olayların öncelikle Trablus'a 1100 km uzak olan Bingazi'de başlatılması çok akıllıca. Hem ülkenin en büyük 2. Kenti hem de Kaddafi'nin ana üssü Trablus'tan ve doğduğu kent olan Seret'ten (Kaddafinin doğum yeri, en güçlü olduğu şehir) müdahale edilemeyecek kadar uzak. Olayların çok önceden beri planlandığı ve hazırlık yapıldığı belli.

Kitlelerin üzerine ateş açan askerlerin acemiliği ve eğitimsizliği de provakatörlerin ekmeğine yağ sürünce, ateş birkaç günde bacayı sardı.

Şimdi dünya kamuoyunun dikkati, ABD'nin Libya petrolünden aslan payını almak için oynadığı bu oyunu görmek yerine, Kadafi'nin paralı askerlerinin aldığı maaşlara çekiliyor. Ekranlarda "afrikalı lejyoner dehşeti". Konunun özünü görmek istemeyen gazetelere fotoroman fırsatı. "Meydanlar ceset doldu"…

Evet, Kaddafi'nin uyguladığı taktik, insanların hedef gözetilmeden vurulması, kabul edilebilir değil. Fakat, olayı Kaddafinin paralı askerlerinin cinayetleri penceresinden
görmek at gözlüğünden bakmaktan farksız. Irak'ta yüzbinlerce sivili öldüren Amerika'nın paralı askerlerinden hiç bir farkları yok.

ABD'nin planı belli ki, olayların iyice tırmanmasını bekleyip, NATO'yu da işin içine sokarak insan hakları gerekçesiyle Libya'ya girmek. Nedense ABD Irak'ta insanları öldürürken, Amerikanın paralı askerleri Bağdat Müzesini talan ederken, binlerce Iraklı kadına tecavüz ederken, insan hakları diye bir kavram yoktu.
İşin ilginci, bizim TV'lerin ve gazetelerin de olayı "Kadafi'nin paralı askerlerinin vahşeti" perspektifinden gormeye devam etmesi. Bol sömürüler…

Peki, bundan sonra Libya Türkiye için önemli pazar olmaya devam edecek mi? Türk Firmaları aynı kolaylıkla Libya'da iş alabilecek mi? Bunun için çok erken. Ama, taşlar
yerine oturduktan sonra Libya'da ana yüklenici olmaya devam etmek yerine "Amerikalıların taşeronu olmaya çalışma" durumunda kalabilirler

haber365/Behiç Kılıç
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: