Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Hz. Muhammed: Tebrizli Ebu Cemal  (Okunma Sayısı 3590 defa)
Serdar Yıldırım
Okur
*

Karma: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 34


« : 15 Eylül 2011, 16:20:13 »



 

Hz. Muhammed ( SallALLAHu Aleyhi Ve sellem ) ile yapılan fikir tartışmalarında, O’nu alt edemeyeceklerini anlayan Mekkeli müşrikler, bolca altın vererek Orta doğunun en büyük şair ve ediplerinden Ebu Cemal’i Tebriz’den getirtirler. Mekke meydanında halk toplanır. Ebu Cemal oldukça hırslıdır ve doğaçlama dörtlüklerle, Hz. Muhammed’i çaresiz bırakıp, O’nu Mekkeli müşriklerin ve Müslümanların gözünde küçük düşürmeye kararlıdır.

Ebu Cemal, şarap kadehini masanın üstüne bırakır ve ayağa kalkar:
“ Ey Muhammed gelsene
   Sen de şarap içsene
   Gününü gün etsene
   Kızlarla eğlensene. “

Bunun üzerine Hz. Muhammed karşılık verir:
“ Ben Muhammed gelemem
   Hayır, şarap içemem
   Günümü gün edemem
   Kızlarla eğlenemem. “

Ebu Cemal:
“ Gel Muhammed, koş da gel
   Bol bol şarap içiver
   Gününü gün ediver
   Kızlarla eğleniver. “

Hz. Muhammed:
“ Boş boş konuşmayalım
   Bel bel bakınmayalım
   Susalım düşünelim
   ALLAH’ı zikredelim. “

Ebu Cemal:
“ Bu ALLAH nerededir?
   Bize faydası nedir?
   O’nun tayfası kimdir?
   ALLAH, nelere kadir? “

Hz. Muhammed:
“ Cebrail ve Azrail                   
   Mikail ve İsrafil
   Cennette milyon melek
   Ondan emir beklerler”

“ ALLAH şimdi buradadır
   Bizim yanımızdadır
   Şah damarımızdadır
   Belki ondan yakındır.”

“ ALLAH ismi özeldir
   Görünüşü güzeldir
   Sesi pek çok güzeldir
   Varoluşu ezeldir. “

Hz. Muhammed, dörtlükleri birbiri peşi sıra inci gibi dizdikçe, karşılık vermekte zorlanan Ebu Cemal’e ani bir titreme geldi.

Hz. Muhammed:
“ Ebu Cemal sen kimsin?
   Neden duyulmaz sesin?
   Nedir benimle derdin?
   Postu ateşe serdin. “

“ Sayma bunu felaket
   Yok, üstüne saadet
   Kelime-i şahadet
   Getir ve Müslüman ol. “

Ebu Cemal, Hz. Muhammed’in söylediklerini tekrarlayıp, Kelime-i Şahadet getirince, titremesi durdu ve kalbi sükûn buldu.

Tebriz’e döndüğünde, yakın dostlarına, arkadaşlarına olanları anlattı ve sonucu kayıp değil, kazanç saydı. Maddi yönden hiçbir kazancı olmamıştı, çünkü aldığı altınları Mekkeli müşriklere geri vermişti. Ebu Cemal’in kazancı manevi yöndendi. Ebu Cemal bir aya yakın bir süre Hz. Muhammed’in misafiri olmuş, O büyük insanı ve diğer Müslümanları yakından tanımak olanağını bulmuştu. Bu zaman süresince, Hz, Muhammed’in sohbetlerinde bulunmuş ve O’nun güzel sesine ve billur anlatımına hayran kalmıştı. Ara sıra, üçer beşer sohbetlere gelen Mekkeli müşriklerin edebe aykırı sorularına cevap verirken, kesinlikle kızmıyor, onları gönülden dinliyor, ölçülü biçimde cevap verirken bile, öğretmeyi amaçlıyordu. Hz, Muhammed’in söylediklerine kızıp sohbeti terk eden Mekkeli müşrik, birkaç gün sonra sohbete geldiğinde bakışı, duruşu, oturuşu değişmiş, bambaşka bir hal almış oluyordu. O Mekkeli müşrik, artık bir Müslüman adayıydı. Hz. Muhammed, onu tekrar sohbetinde görünce hal-hatır sorar, havadan sudan olaylardan bahseder ve konuyu maneviyata getirirdi. O Mekkelinin, Hz. Muhammed’in sevgisine, ilgisine kavuşup Müslüman olması an meselesiydi.

SON


« Son Düzenleme: 28 Haziran 2015, 11:17:46 Gönderen: Serdar Yıldırım » Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: