Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: türkiye neden uçak üretemiyor  (Okunma Sayısı 5119 defa)
sinan
HAYAT İMAN VE CİHATTIR
Okur
*

Karma: 4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 42


ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR TÜM NESİLLERE VE ÇAĞLARA


« : 16 Şubat 2009, 08:21:05 »


Yıllardır Türkiye'de insanlar "Neden biz uçak yapamıyoruz?, Neden silah alırken ABD ve İsrail'e milyarlarca dolar ödüyoruz?, Neden yerli bir markamız yok?" sorularını sorar durur. Zira öyle böyle değil, milyarlarca dolar para dönüyor savunma sektöründe. Hem kaynaklarımız tükeniyor, hem de savunma sanayimiz tamamen dışa bağımlı hale geliyor. Bu bağımlılıktandır ki, Kıbrıs Barış Harekatı'nda olduğu gibi NATO müttefikimiz(!) Amerika, anında bize "Silahlarımı kullanamazsın!" ambargosunu koyabiliyor.

Türkiye, NATO üyeliği ile Amerika'nın, üyelik başvurusu süreci dolayısıyla da AB'nin yörüngesinden çıkamıyor. 72 milyonluk, dünyanın en stratejik konuma sahip Türkiye'nin büyük devlet olmasının önüne geçmek için sanki sürekli set çekiliyor.. Büyük devlet olmak bir yana, ciddi devlet olma konumumuz bile tehlikeye atılıyor. Hava savunma ve saldırı alanında tamamen dışa bağımlı bir ülkeyiz. Daha 1930'larda başlayan havacılık sanayi girişimlerimiz hep birileri tarafından açıklanamayan nedenlerle akamete uğramış.

7 MİLYONLUK İSRAİL 70 MİLYONLUK TÜRKİYE

Kendi uçaklarını üreten bir ülke yerine bugün havacılık konusunda yerlerde sürünen bir konuma gelmişiz. Türkiye'nin şu anda satın aldığı uçak, helikopter vb. silahlara o kadar çok parası gidiyor ki, bu silahların yedek parçaları dahi uluslararası siyasette bir pazarlık unsuru haline gelebiliyor. Bugün, dünyanın bir çok ülkesinden önce başladığımız uçak sanayimiz, bilinmeyen "nedenlerle" tarihe gömüldü. Çölün ortasında işgal ettiği topraklardaki Filistinlilere soykırım uygulayarak dünya ile alay eden 3 milyonu Arap 7 milyon nüfuslu İsrail bile askeri teknolojide bize birçok silah ve uçak satarak milyarlarca dolarımızı alıyor. Ve bu paralarla geliştirdiği fosfor bombalarını Filistinli kardeşlerimizin üzerine yağdırıyor.

1926'da uçak üretiyorduk!

Cumhuriyet'in ilanından 16 ay sonra 16 Şubat 1925'te Türk Tayyare Cemiyeti kuruldu. 1926 yılında Alman Junkers Fabrikasıyla işbirliğine gidilerek Kayseri Uçak Fabrikası kuruldu ve aynı yıl Alman Junkers lisansıyla A-19 ve A-20 uçakları üretildi. Fabrika, 1929 yılında Milli Savunma Bakanlığı'na devredildi. 1935'te alınan Genel Kurul kararıyla ismi "Türk Hava Kurumu"na dönüştürülen Cemiyet, halktan topladığı bağışlarla on yılda 351 uçak satın alarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağışladı. 1931 yılında da, Pilot Vecihi Hürkuş, kendi atölyesinde ürettiği uçakla ufak bir Türkiye turu gerçekleştirdi. 1932 yılında Cemiyet'in yurt dışında eğitim gören mühendisi Selahattin Reşit Bey ve ekibi motor ve pervanesi dışında tüm parçaları Türk malı olan ilk "millî"  tipteki uçağın (MMV-1) prototipini üretti. 1940 yılında ise Akköprü'deki fabrikada, İngiliz Miles Magister eğitim uçaklarının seri montajına başlandı. 1941 yılında Etimesgut Uçak Fabrikası kuruldu. 1944'te bu fabrikada Magister uçaklarının yanı sıra, THK-1, 3, 4, 7, 9, 13 planörleri ile THK-2, 5 ve 10 tiplerinde eğitim, sağlık ve nakliye uçakları üretildi, hatta Polonya'ya uçak satıldı.

İsrail ile ortaklıklarımız!

Türkiye ile İsrail arasında halen devam eden onlarca, savunma anlaşması, milyarlarca dolarlık ihaleler, istihbarat anlaşmaları, gizli operasyon ve ortak tatbikat anlaşmaları var. İşte bunlardan bazıları:

* Ortak füze kalkanı projesi

* Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yerleştirilen füze sistemleri

* Arrov füzelerinin ortak üretimi

* "Green Pine" (Yeşil Çam) radar sistemi

* Tanksavar füzeleri

* İnsansız uçaklar

* Türk F-16'ları için havadan karaya Popeye füzelerinin satışı

* Türk M-60 tankları için modernizasyon paketleri

* Sınırlarda kurulan İsrail elektronik dinleme istasyonları.

* Konya Ovası'nda İsrail pilotlarının eğitimi.

İran, radara yakalanmayan uçak yaptı

Türkiye, İsrail'den insansız casus uçak adı verilen Heron satın alırken, 30 yıldır ambargo altında olan İran, uzaya uydu fırlattıktan sonra geçtiğimiz günlerde hiçbir radara yakalanmayan casus uçak ürettiğini açıkladı. Nükleer enerji programı nedeniyle ABD ve İsrail tarafından sürekli vurulmakla tehdit edilen İran, uydu ve uzun menzilli füze çalışmalarının ardından düşman radarlarına yakalanmayan bir savaş uçağı üretmeyi başardı. Bu yıl içinde seri üretimine başlanacağı açıklanan casus uçakların hiçbir radara yakalanmadığı ve İranlı bilim adamları tarafından üretildiği belirtildi.

NİÇİN MİLLİ SANAYİ YOK?

"Türkiye'de niçin millî bir uçak sanayi kurulmadı?" sorusunu cevabını ta İnönü'nün Başkanlığındaki 1930'ların CHP iktidarından araştırmak gerekir. Kimlerin, hangi ülkelerin hatırına uçak sanayimizi engellediğini maalesef hâlâ tüm netliği ile bilemiyoruz. Kamuoyu artık dışa bağımlılıktan kurtulup kendi savunma sanayimizin kurulmasını istiyor. TSK'nın ihtiyacı olan teçhizatı da yerli mühendislerimiz ve işçilerimiz alınlarının akıyla yapabilir. Konunun uzmanları, TSK'nın bu işleri kendi ihale etmeyip İTÜ, TÜBİTAK, TAİ ve ASELSAN gibi kurumlar üzerinden yaptırmasının da Türkiye'nin çıkarlarına uygun olacağı görüşünde birleşiyor.

Heron uçakları hatalı çıktı!

Türkiye'nin İsrail'den alacağı İnsansız Hava Araçları Heronlar'ın hatalı olduğu ortaya çıktı. Aylar önce de aynı olay tekrarlanmış ve Heronların hatalı olduğu Türk basınında yazılmıştı. Geçtiğimiz aylarda Türkiye'ye teslim edilen 3 Heron'un Batman'da gerçekleştirilen testlerinde irtifa ve görüntülemelerinin çok kötü olduğu anlaşıldı, kırık not aldı. İsrail'in 2008 Mayıs ayında teslim etmesi gereken 10 adet Heron'dan sadece 3'ünü teslim ettiği, 2008 Kasım ayında Batman'da yapılan testlerde de Heronlar sakat çıktı. 'Heron'ların üzerine Aselsan'ın ürettiği Aselflir termal görüntüleme sisteminin entegre edilmesi üzerine sorun çıkarttı. En az 30 bin fite çıkması gereken uçakların 24 bin fitte kaldıkları, 24 saat uçamadıkları ve alınan görüntülerin de net olmadığı belirlendi.

ABD istemese uçaklarımız vuramayacak!

Türkiye, ABD'nin de aralarında bulunduğu dokuz ülkenin ortaklaşa üretecekleri F-35 saldırı uçakları projesi içerisinde yer alıyor. Ancak bu uçaklar bizim istediğimiz hiçbir hedefe saldıramayacak. Türk pilotlarının kullanacağı ve hedefe yaklaştıracağı uçaklar, istediği hedefi vuramayacak çünkü bunu engelleyen ve uçağın ana beynini oluşturan yazılım bunu önleyecek. Uçaklar ancak ABD'nin belirlediği hedefleri vurabilecek. Amerika'nın kendini ve dostlarını bu teknoloji ile satmış olduğu uçakların bile menzilinden dışarıda tutması normal aslında. Önemli olan Türkiye'nin kendini geliştirmesi ve kullanacağı uçağın vuracağı hedefin yazılımı için ABD veya İsrail gibi bir ülkeye muhtaç olmaması.

Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan:

Uçak fabrikası mobilya atölyesi oldu!

"Sene 1939, harp ilân edilmiş, dışarıdan bir şey ithal etmek imkânı yok. İşte ilk defa o zaman yeniden bizde makina imalâtı mecburen başlamıştır. Bu devrede Türkiye'de uçak bile imâl edilmiştir. Ankara'da bir uçak fabrikası kurulmuştur.. O devirde uçaklar da yapıldı. Ve bu uçaklardan 4 tanesi Danimarka'ya bile satıldı. Fakat maalesef o harp içerisindeki zihniyet öyleydi ki, bizim kendi ordumuzun talim uçakları bile kendi fabrikamıza sipariş verilmedi. Birtakım komisyoncuların tesiriyle, onlar dahi dış memlekete sipariş verildi. Uçak yapmış olan bu fabrika bugün mobilya fabrikası olarak çalışıyor. Masa, sandalye yapıyor.. Ama ne vakit ki, ikinci Cihan Harbinden sonra dış yardımlar gelmeye başladı, bizdeki imalâtçı sanayi yine durdu."

(Erbakan'ın, 1973 yılında Millî Gazete gecesinde verdiği konferanstan.)

Mustafa Kemal Atatürk:

Güçlü bir hava ordusuna ihtiyacımız var!

"Uçak filolarımızı oluşturmak için büyük ulusumuzun yüce duygularını heyecanla anmak borcumdur. Son uluslararası olaylar Türk ulusu için kuvvetli bir hava ordusunun ne denli önemli olduğu konusunda bir kanıt olmalıdır... Havacılarımız, bütün ordu ve donanmamız gibi vatanı korumaya hazır kahramanlardır... Güçlü bir hava ordusu kurma yolunda iyi sonuçlara doğru güvenle yürümekte olduğumuzu belirtirken hava saldırılarına karşı ulusun hazırlanması konusunda ayrıca ilginizi çekmek isterim.

(Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin V. Dönem, 2. Yasama yılını açış konuşmaları- Millet Meclisi Tutanak Dergisi d. V, c. 13, sa. 4) 1 Kasım 1935

Adaleti Savunanlar Derneği Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi:

Teknoloji var, irade yok!

"İnsansız uçaklar veya çeşitli silahları yapabilecek teknoloji, birkaç gömlek düşük de olsa Türkiye'de var. Ancak bu noktada 3 konu çok önemli. Öncelikle teknolojiye sahip olacaksınız. Sonra mali kaynak ve bu kaynağı sürdürebilir hale getirmek için pazar bulmanız gerekir. 60 tane İslam ülkesi var. Ve hepsinin de bu silahlara ve uçaklara ihtiyaçları var. Ancak bunu gerçekleştirecek siyasi irade yok. Türkiye'nin İslam ülkelerine açılmasıyla pazar sorunu giderilebilir. Ve bu konuda ileri teknolojiyi yakalayacak kaynak da temin edilmiş olur. Bir silahı üretmek için bir fabrika yapabiliriz, ancak seri üretime geçerek maliyeti düşürmek gerekir. ABD, bizim gibi ülkelere silahı veya uçağı satıyor ama modernizasyonunu İsrail'e yaptırın diyor. Dolayısıyla ABD ve İsrail'e bağımlılık oluşuyor. Ve bu sektörde dehşet paralar dönüyor. İslam ülkeleri ortak hareket ederek silah sanayini geliştirirse, hem bağımlılıktan kurtulur, hem de kaynaklarını dışarı akıtmazlar. Bu gerçekleşirse, Irak, Afganistan ve Filistin gibi halkı Müslüman olan ülkelerin işgal edilmesinin önüne geçecek güçlü bir irade de ortaya konulmuş olur."

milli gazete


Logged
tanyurd
"YORULUNCAYA KADAR DEĞİL ŞEHİT OLUNCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM"
MODERATÖR
Allah Razı Olsun
*****

Karma: 54
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3963


dünya sürgün yeri bende sürgündeyim


WWW
« Yanıtla #1 : 16 Şubat 2009, 11:14:57 »

hmmm....

okudukça  kötü  oluyor  insan  ya.. 

ne  dmek  70 milyonun  yaşadığı  meleket, svaşta  hedefi  vurmak için  izian  alacak..  istediği  yeri  vuramayacak..

ne  demek  uçak  benim değil..  ben  yapamıyorumda başkasından  satın  alıyorum  oda  arızalı  çıkıyor.. yani  kandırılıyorum  ki  bunlar  müslümanların en büyük düşmanı...

rabbim  sonumuzu  hayr  etsin..  feraset  versin  müslümanlarada  artık  uyandırsın  rabbim...

 tşkler.. emeğine sağlık  kardeşim.
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: