Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: FİKİR ÖFKESİ (Hücum ve Polemik İsimli Eserden)  (Okunma Sayısı 1334 defa)
ikrami
Süper Modaratör
Allah Razı Olsun
*****

Karma: 18
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1286



« : 27 Ağustos 2013, 22:45:14 »

(Hücum ve Polemik İsimli Eserden)

FİKİR ÖFKESİ

İnsan başını sıçan kafasından ayıran tek hassa…
Ha tüfeği olmayan asker, ha öfkesi olma­yan fikir!

Kollarımız, kuvveti nasıl sinir cümlemizde bulursa, herhangi bir dünya görüşü de, sinir cümlesini fikir öfkesinde ele geçirir. Fikir öfkesi, düşünüş tarzlarının asabı cihazı, manivelası, icra müessiridir. Zihin onun sayesinde dinamizmaya kavuşur, yıldırımlaşır, kudrete erer, cansız bir ölçü kalıbı olmaktan kurtulur. Tek kelimeyle fi­kir öfkesi, kıymet hükümlerimizin hamle ve irade kaynağı… Onsuz fikir, duvarda veya sandıkta, evde veya dükkânda, kalabalıkta veya tenhada, ikide bir ötmekten başka hikmeti olmayan aptal bir guguklu saattir.

Fakat öfkesiz fikir ne kadar acıklı bir manzaraysa, fikirsiz öfke de o nisbette merhamete lâyık bir levha… Ruhî teessürlerini herhangi bir görüş sistemine irca edemeden, rasgele bağıran çağı­ran, kıran döken, tepinen dövünen bünyelere, haklı olarak hasta der, geçeriz.

Harikulade muvazene, öfkesiz fikirle fikirsiz öfkenin arasında yerini bulan, müşterek bir akıl ve sinir nakiliyetinde…

Bazı kalemlerdeki öfke edası bir takım han­tal mizaçların hoşuna gitmiyor. Onlar, ifadede itidal, ruhta rükûdet taraflısı… Böylelerine acı­mak lâzım. Zira onlar, görülmesi kolay olan öf­keyi görüyorlar da, görülmesi kolay olmayan fikri görmüyorlar. Böylelerine, suyu içilip de tanesi bı­rakılan hoşaf misalini mi hatırlatmalı?…

(5 Mayıs 1944)
Logged

SİZİ ALDATTIĞIMI DÜŞÜNÜYORSANIZ HAKKIMDA HAYIR DİLEYİN
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: